Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 07.10.1988 gün ve 1998/2-656-688, 28.02.2007 gün ve 2007/3-84-95, 16.05.2007 gün ve 2007/2-275-275 sayılı ilamlarında da kabul edildiği gibi; yeme, giyinme, barınma, sağlık, ulaşım, kültür, eğitim gibi bireyin maddi varlığını geliştirmek için zorunlu ve gerekli görülen harcamaları karşılayacak düzeyde geliri olmayanları yoksul kabul etmek gerekir, asgari ücret seviyesinde gelire sahip olunması yoksulluk nafakasının bağlanmasını olanaksız kılan bir olgu olarak kabul edilmemektedir.
Entries Tagged as 'Evlilik Birliğinin Temelinden Sarsılması -Boşanma'
Yaşlılık aylığı ve özel sigorta gelirinin yoksulluktan kurtarmaya yetmemesi ve yoksulluk nafakası takdir edilmesi gereği
Ağustos 15th, 2009 · No Comments
Tags: Aile Hukuku-Yargıtay Kararları · Evlilik Birliğinin Temelinden Sarsılması -Boşanma · Maddi-Manevi/Tazminat-Boşanma · Yoksulluk Nafakası
Mahkemece Aile Konutu Şerhi Verilebilmesi İçin Harcı Verilerek Açılmış Bir Dava Bulunması Gerekliliği
Temmuz 13th, 2009 · No Comments
Dava, boşanma istemidir. Az kusurlu eş boşanmaya karşı çıkarsa bu halin tespiti dahi tek başına boşanma kararı verilebilmesi için yeterli olamaz. Az kusurlu eşin karşı çıkması hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olmalı, eş ve çocuklar için korunmaya değer bir yararın kalmadığı anlaşılmalıdır.
Mevcut olaylara göre evlilik birliğinin, devamı eşlerden beklenmeyecek derecede, temelinden sarsıldığı kuşkusuzdur. Ne var ki bu sonuca ulaşılması tamamen davacının tutum ve davranışlarından kaynaklanmış olup, davalıya atfı mümkün hiçbir kusur gerçekleşmemiştir. Bu durumda açıklanan nedenle isteğin reddi gerekirken yasa hükümlerinin yorumunda yanılgıya düşülerek boşanmaya karar verilmesi usul ve kanuna aykırıdır.
Davalı kadının aile konutu şerhi isteği konusunda harcı verilerek usulüne uygun açılmış bir dava ve karşı davası bulunmadığı halde yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Tags: Aile Hukuku-Yargıtay Kararları · Aile Konutu · Evlilik Birliğinin Temelinden Sarsılması -Boşanma
Evlilik Birliğinin Temelinden Sarsılması/Tam Kusurlu Eşin Dava Hakkı
Temmuz 13th, 2009 · 1 Comment
Boşanmayı isteyebilmek için tamamen kusursuz yada az kusurlu olmaya gerek olmayıp daha fazla kusurlu bulunan tarafın dahi dava hakkı bulunmakla beraber, boşanmaya karar verilebilmesi için davalının az da olsa kusurunun varlığı ve bunun belirlenmesi kaçınılmazdır.
Az kusurlu eş boşanmaya karşı çıkarsa bu halin tespiti dahi tek başına boşanma kararı verilebilmesi için yeterli olamaz. Az kusurlu eşin karşı çıkması hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olmalı, eş ve çocuklar için korunmaya değer bir yararın kalmadığı anlaşılmalıdır.
Tags: Aile Hukuku-Yargıtay Kararları · Evlilik Birliğinin Temelinden Sarsılması -Boşanma
Ortak Hayatın Temelinden Sarsılması
Haziran 16th, 2009 · No Comments
Davalı-davacı kadının eşine hakaret ettiği anlaşılmaktadır. Bu halde taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamına imkân vermeyecek nitelikte bir geçimsizlik mevcut ve sabittir. Olayların akışı karşısında davacı dava açmakta haklıdır. Bu şartlar altında eşleri birlikte yaşamaya zorlamanın artık kanunen mümkün görülmemesine göre, boşanmaya karar verilecek yerde, yetersiz gerekçe ile davanın reddi doğru bulunmamıştır.
Tags: Evlilik Birliğinin Temelinden Sarsılması -Boşanma · İştirak Nafakası
Sosyal Şiddet Nedeniyle Boşanma ve Manevi Tazminat Kararı
Haziran 6th, 2009 · No Comments
T.C.
ANKARA
8. AİLE MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2007/898
KARAR NO : 2009/605
HAKİM : ERAY KARINCA 26084
KATİP : ZAKİNE KARAASLAN (ARMAN) 46946
DAVACI : H.B. -
VEKİLİ : Av. E. M.
DAVALI :N.B. -
VEKİLİ : Av. H.C.A.
DAVA : Boşanma
DAVA TARİHİ : 17/08/2007
KARAR TARİHİ : 13/05/2009
Mahkememizde görülmekte bulunan Boşanma davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde [...]
Tags: Evlilik Birliğinin Temelinden Sarsılması -Boşanma · Kadın Hakları Haberleri · Maddi-Manevi/Tazminat-Boşanma · Yoksulluk Nafakası
Evlilik Birliğinin Temelinden Sarsılması-Boşanma
Mart 14th, 2009 · No Comments
Bir delilin elde edilişi, kişilerin Anayasa ile tanınmış hakların ihlali suretiyle gerçekleşmiş ise, onun hukuka aykırı olarak elde edildiğinin kabulü gerekeceğinde duraksama bulunmamaktadır. Delilin elde edilişinde hukuka uygunluk nedenleri varsa, o zaman kanuna aykırılık ortadan kalkar. Kuşkusuz Anayasaya göre; herkes özel hayatına ve aile hayatına saygı gösterilmesini isteme hakkına sahiptir. Özel hayatın ve aile hayatının gizliliğine dokunulamaz.