KAHDEM

KAHDEM Kadınlara Hukuki Destek Merkez Derneği Kurumsal Sitesi

KAHDEM

Entries from Ağustos 2009

Aile Konutu Tespiti Aile Mahkemesinin Özgüleme Sulh Hukuk Mahkemesinin Görevidir.

Ağustos 15th, 2009 · No Comments

Dava Türk Medeni Kanunun 240. madde ve 652. maddesinden kaynaklanmaktadır. Aile konutu olup olmadığının tesbiti, Aile Mahkemesinin görevine, özgülenme görevi ise Sulh Hukuk Mahkemesine aittir. O halde, mahkemece özgülenme konusunda tefrik kararı verilerek bu taleple ilgili istemin Sulh Hukuk Mahkemesine gönderilmesi, aile konutu ile ilgili istemin tesbiti konusunda taraflara delillerinin sorulup toplanması değerlendirilmesi ve sonucu itibariyle karar verilmesi gerekir.

[Read more →]

Tags: Aile Hukuku-Yargıtay Kararları · Aile Konutu

Sadakatsiz Kadın Yararına Tedbir Nafakasına Hükmedilemez.

Ağustos 15th, 2009 · No Comments

Başka bir erkekle karı-koca gibi yaşayan sadakatsiz kadın yararına tedbir nafakasına hükmedilmesi doğru görülmemiştir.

[Read more →]

Tags: Aile Hukuku-Yargıtay Kararları · Tedbir Nafakası

Mal Rejimi-Katkı Payı-Zamanaşımı Süresi

Ağustos 15th, 2009 · No Comments

TMK.nun 178.maddesinde, “evliliğin boşanma sebebiyle sona ermesinden doğan dava hakları, boşanma hükmünün kesinleşmesinin üzerinden bir yıl geçmekle zamanaşımına uğrar.” hükmüne yer verilmiştir. Davalı vekili süresinde sunduğu cevap dilekçesinde zamanaşımı def’inde bulunmuştur. Davanın zamanaşımı süresinin geçmiş olması nedeniyle reddine karar verilmesi gerekir

[Read more →]

Tags: Aile Hukuku-Yargıtay Kararları · Mal Rejimi

Aile Konutunun Sağ Kalan Eşe Özgülenmesi

Ağustos 15th, 2009 · No Comments

Davacının, Türk Medeni Kanunda yer alan aile konutu ve ev eşyasının sağ kalan eşe özgülenmesi haklarını kullanabilmesi için, böyle bir tespit kararı istemekte hukuki yararı mevcuttur.

[Read more →]

Tags: Aile Hukuku-Yargıtay Kararları · Aile Konutu

Babalık Davası-Altsoyun Dava Açma Hakkı-Zamanaşımı

Ağustos 15th, 2009 · No Comments

Çocuk ile baba arasındaki soybağının mahkemece belirlenmesini ana ve çocuk isteyebilir. Dava babaya, baba ölmüşse mirasçılarına karşı açılır. Çocuk ergin olduğu tarihten itibaren 1 yıl içinde babalık davasını açmak zorundadır. Bir yıllık süre geçtikten sonra gecikmeyi haklı kılan sebepler varsa sebebin ortadan kalkmasından başlayarak bir ay içinde dava açılabilir. Davanın çocuğun alt soyu tarafından açıldığı gibi, hak düşürücü sürelere de riayet edilmediği açıktır. Davanın reddine karar verilmesi gerekir

[Read more →]

Tags: Aile Hukuku-Yargıtay Kararları · Babalık Davası

Evlatlık İlişkisinin Kaldırılması

Ağustos 15th, 2009 · No Comments

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nda, 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi’nin 258. maddesinde öngörülen evlatlık akdinin iptali müessesesine yer verilmemiştir. Bu nedenle, evlatlığın, evlat edinenlere karşı mükellef olduğu vazifeleri ifada ihmal göstermesi, evlatlık ilişkisinin kaldırılması sebebi oluşturmaz.

Evlatlık ilişkisinin esasa ilişkin noksanlıklardan biriyle sakat olması, evlatlık ilişkisinin kaldırılması sebebidir ( TMK m. 318/1 ). Ancak, davanın evlatlık ilişkisinin kaldırılması sebebinin öğrenilmesinden başlayarak bir yıl ve her halde evlat edinme işleminin üzerinden beş yıl içinde açılması gerekir. Bu süre hak düşürücü süredir ( TMK m. 319 ) ve hakim tarafından re’sen gözetilir. Dava, 26.07.2006 tarihinde açılmıştır. Evlat edinme kararı, davacıların başvurusu üzerine verildiğine, davacılar esasa ilişkin noksanlığı bildiklerine göre, Türk Medeni Kanunu’nun 319/1. maddesindeki bir yıllık hak düşürücü süre geçmiştir. Davanın açıklanan sebeple reddi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru bulunmamıştır.

SONUÇ : Hükmün yukarıda gösterilen sebeple

[Read more →]

Tags: Aile Hukuku-Yargıtay Kararları · Evlat Edinme

Yaşlılık aylığı ve özel sigorta gelirinin yoksulluktan kurtarmaya yetmemesi ve yoksulluk nafakası takdir edilmesi gereği

Ağustos 15th, 2009 · No Comments

Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 07.10.1988 gün ve 1998/2-656-688, 28.02.2007 gün ve 2007/3-84-95, 16.05.2007 gün ve 2007/2-275-275 sayılı ilamlarında da kabul edildiği gibi; yeme, giyinme, barınma, sağlık, ulaşım, kültür, eğitim gibi bireyin maddi varlığını geliştirmek için zorunlu ve gerekli görülen harcamaları karşılayacak düzeyde geliri olmayanları yoksul kabul etmek gerekir, asgari ücret seviyesinde gelire sahip olunması yoksulluk nafakasının bağlanmasını olanaksız kılan bir olgu olarak kabul edilmemektedir.

[Read more →]

Tags: Aile Hukuku-Yargıtay Kararları · Evlilik Birliğinin Temelinden Sarsılması -Boşanma · Maddi-Manevi/Tazminat-Boşanma · Yoksulluk Nafakası