KAHDEM

KAHDEM Kadınlara Hukuki Destek Merkez Derneği Kurumsal Sitesi

KAHDEM

8 Ekim -8 Kasım 2015 KAHDEM Sayısal Verileri

9 Kasım 2015 ·

8 Ekim -8 Kasım 2015 KAHDEM Sayısal Verileri

KAHDEM forumundaki Konu sayısı = 7608

KAHDEM Konularının okuyucu sayısı = 64.665.001

KAHDEM Konularındaki yanıt (mesaj) sayısı = 14007

Destek ve emek veren herkese teşekkürlerimizle…

http://www.turkhukuksitesi.com/forumdisplay.php?f=78

İlişkili Kavramlar: Diğer

8 Eylül- 8 Ekim 2015 KAHDEM Sayısal Verileri

8 Ekim 2015 ·

8 Eylül- 8 Ekim 2015 KAHDEM Sayısal Verileri

KAHDEM forumundaki Konu sayısı = 7.576

KAHDEM Konularının okuyucu sayısı = 63.826.551

KAHDEM Konularındaki yanıt (mesaj) sayısı = 13.950

Destek ve emek veren herkese teşekkürlerimizle…

http://www.turkhukuksitesi.com/forumdisplay.php?f=78

İlişkili Kavramlar: Kadınlara hukuki destek

KAHDEM AYLIK TOPLANTILARI

7 Ekim 2015 ·

KAHDEM  2015 Ekim Ayı Toplantısı

Gündem:
Nafaka ve tazminatların icrası ve tahsili,
Yetişkinlerin evlat edinilmesi,
Aile Konutu şerhinin kaldırılması davası,
İlanen tebligat

Tarih/yer:14 Ekim 2015 saat 16.00-Ataköy

İrtibat:0212 661 16 50

http://www.turkhukuksitesi.com/showthread.php?t=86688

İlişkili Kavramlar: Diğer · KAHDEM Faaliyetler

8 Ağustos-8 Eylül 2015 KAHDEM Sayısal Veriler

7 Ekim 2015 ·

KAHDEM forumundaki Konu sayısı = 7536

KAHDEM Konularının okuyucu sayısı = 63.034.295

KAHDEM Konularındaki yanıt (mesaj) sayısı = 13896

Destek ve emek veren herkese teşekkürlerimizle…

http://www.turkhukuksitesi.com/forumdisplay.php?f=78

İlişkili Kavramlar: Diğer

Kahdem 8 Mart 2015 Basın Bildirisi

7 Ekim 2015 ·



BİZ ARTIK SUÇLARIN KABUL EDİLEMEZ GEREKÇELERİNİ DUYMAK İSTEMİYORUZ!

Türkiye’de yakın zamanda o kadar çok kadın erkek saldırganlar tarafından öldürüldü ki, artık kadın olarak bu toplumda nefes alıyor olmak bile, başlı başına gündelik bir mücadele ve mucize haline dönüşmüştür..

Saldırgan erkekler, ilişki yaşadıkları, evli oldukları , boşandıkları veya ilişki kurmayı reddeden kadınları öldürmeyi kendilerine “hak” görebilmekte ve suçun kabuledilemez gerekçelerini savunma olarak ileri sürebilmektedir.. Ne yazık ki, kadına karşı ayrımcı bu anlayış yasalarla ve hükümetin kadin-erkek eşitliliği karşıtı söylemleri tarafından desteklenmektedir..

Oysa,kadınların canını, korkudan şiddetten uzak yaşam hakkını güvence altına almak devletin asli görevlerinden biridir.

T.C. Devleti 24.11.2011 tarihi’nde Kadınlara Yönelik Şiddet ve Aile İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye İlişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesi’ni (İstanbul Sözleşmesi) onaylamıştır.

Bu sözleşmenin 42. Maddesine göre : “Suçların kabul edilemez gerekçeleri; sözde “namus” adına işlenen suçlar da dahil Taraf Devletler, bu Sözleşme kapsamında yer alan şiddet eylemlerinden herhangi birinin gerçekleşmesini takiben başlatılan cezai işlemlerde kültür, örf ve adet, gelenek veya sözde “namus”un bu eylemlerin gerekçesi olarak kabul edilmemesini sağlamak üzere gereken yasal veya diğer tedbirleri almalıdır. Bunlar arasına, özellikle, mağdurun, kültürel, dinî, toplumsal ya da geleneksel olarak kabul gören uygun davranış normlarını ve âdetlerini ihlal ettiği iddiaları da dâhildir. ”

Türkiye, bu sözleşmeye imzacı olmakla, kadın cinayetlerinde, failin “namusumu kirletti” veya “erkekliğime laf söyledi” vb. gibi ataerkil ahlaki düzenden beslenen ve bu düzeni sürdürmeye yarayan sözde “gerekçe”lerle işlediği suçun cezasının en aza indirilmesine imkan vermeyeceğini taahhüt etmiştir.

Saldırgana büyük avantaj sağlayan ve eşitlikçi ve kadının insan hakları değerlerinden uzak bu “namus savunması”nın tamamen yok edilmesi için İstanbul Sözleşmesinden başka CEDAW 19 Nolu Genel Tavsiye Kararı da dikkate alınarak yasal düzenleme getirmek hükümetin en önemli önceliklerinden olmalıdır. Aynı şekilde, kadın cinayeti failinin duruşmadaki “iyi hali” ve “pişmanlığının”haksız tahrikin” cezadan indirime gerekçe yapılmaması için yasal düzenlemeler acilen yapılmalıdır.

Öte yandan siyasilerin söylemlerinde de sorumlu ve eşitlikçi davranmalarını talep ediyoruz. Kadınlara nasıl giyinmeleri, oturmaları, nasıl gülmemeleri, kaç çocuk doğurmaları gerektiği gibi kişisel fetvalar verilmemelidir. Siyasi irade, toplumda genel kanı ne olursa olsun, kişisel anlayışlar neyi salık verirse versin, yasaların yol gösterici olması ve insanın hayatta kalma hakkını en yüce değer olarak kabul etmesi gerekir.

Hükümetten bir an önce,pozitif bir yükümlülük olarak hukuku ve mevcut yasaları uygulanır kılmasını, evrensel insani değerlere sahip çıkmasını, kadınların hak ve özgürlüklerine sahip cikabilecekleri toplumsal, siyasi ve ekonomik ortamı yaratmasını istiyoruz.

Anayasanın 90. maddesi son cümlesine göre: “Usulüne göre yürürlüğe konulmuş temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası antlaşmalarla kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi nedeniyle çıkabilecek uyuşmazlıklarda milletlerarası andlaşma hükümleri esas alınır.”

Bu madde suretiyle, Türkiye Cumhuriyeti Mahkemeleri’nin, kabul edilen ve 01.08.2014 tarihinde yürürlüğe giren İstanbul Sözleşmesinin , sözleşmeye uygun yasal düzenleme yapılmasını beklemeden,hemen kadınların hayatına mal olan saldırılara ilişkin yargılamalarda ceza sorumluluğunun ortadan kaldırılmaması ve cezanın azaltılmaması için sözleşmeyi doğrudan uygulama hakkı ve yetkisi vardır. Tüm yargılamalarda Mahkemeleri Anayasa’nın 90./son maddesine göre karar vermeye davet ediyoruz.

Biz kadınlar, ölmek istemiyoruz.
Bizler kadının var olduğunun ,yaşama ve yaşamlarını nasıl yaşayacaklarına karar verme hakları olduğunun devlet tarafından da garanti altına alındığını bilmek ve görmek istiyoruz.

BİZ ARTIK SUÇLARIN KABUL EDİLEMEZ GEREKÇELERİNİ DUYMAK İSTEMİYORUZ!

KAHDEM
Kadınlara Hukuki Destek Merkezi

İlişkili Kavramlar: Diğer

Norveç-Oslo’dan Kvinnefellesskapet(Kadin birlik ve beraberlik dernegi) KAHDEM’I 22 Aralık 2014 tarihinde ziyaret etti.

8 Ocak 2015 ·

Geçen yıl Eylül Ayında ;coğunluğu hukuk öğrencilerinden olusmak üzere, tıp, diş hekimliği ve siyasal bilimlerden ögrenciler ile kurulan dernek Norveç’teki göçmen kadınlara yönelik calışmalar yürütmektedir .

İlişkili Kavramlar: KAHDEM Faaliyetler

8 Aralık 2014 -8 Ocak 2015 KAHDEM Sayısal Veriler

8 Ocak 2015 ·

KAHDEM forumundaki Konu sayısı = 7164

KAHDEM Konularının okuyucu sayısı = 56.148.456

KAHDEM Konularındaki yanıt (mesaj) sayısı = 13290

Destek ve emek veren herkese teşekkürlerimizle

http://www.turkhukuksitesi.com/forumdisplay.php?f=78

İlişkili Kavramlar: KAHDEM Faaliyetler · Kadınlara hukuki destek

Türkiye’de Suriyeli Kadınların Da Adı Yok!

4 Ocak 2015 ·

25 KASIM 2014 KAHDEM BİLDİRİSİ

Türkiye’de Suriyeli Kadınların Da Adı Yok!

Şiddet ayrım yapmaksızın ve artarak tüm kadınlara yönelmektedir.

İçişleri Bakanı Efkan Ala Kasım 2014’te soru önergesine verdiği yanıtta Türkiye’de 1 milyon 653 bin 605 Suriyelinin yaşadığını, biyometrik verilerle kayıtlı Suriyeli “misafir” statüsündeki sığınmacıların sayısının 1 milyon 176 bin 746 olduğunu açıkladı. Yani resmi verilere göre en az 500 bin Suriyeli kayıt dışı biçimde ve her tür istismara açık durumda yaşamını sürdürmektedir.

BM’nin 2013 sonu tahminlerine göre Türkiye’deki toplam Suriyeli mültecilerin % 75’i çocuk ve kadınlardan oluşuyor. Dolayısıyla bu istismarın ve çaresizliğin asıl mağduru kadınlar ve çocuklardır.
Uluslararası Af Örgütü’nün yine Kasım 2014’te yayımlanan Suriye raporuna bakıldığında, Türkiye’de yaşayan Suriyelilerden yalnızca 220 bin kişinin mülteci kamplarında insancıl koşullarda yaşadığı, 1,3 milyon kişinin ise kamplar dışında kendi başlarının çaresine bakarak yaşam mücadelesi verdiği açıklanmaktadır.

AFAD istatistiklerine göre ise Türkiye’de yaşayan Suriyelilerin %85’i kamp dışında yaşıyor, yani herhangi bir yardım almıyor ve bunların %25’i terk edilmiş yerlerde yaşıyor. Büyük kısmı da insanlar için uygun olmayan yerlerde yaşıyor. Suriyeli çocukların yalnızca yaklaşık altıda biri kamplarda eğitimine devam edebiliyor. Yani kız çocuklarının büyük bir çoğunluğu cinsel ve ekonomik sömürüye uygun şartlar altında yaşıyor.

Yürürlüğe giren İstanbul Sözleşmesi Madde 4/3 hükmüne göre,
“Taraflar bu Sözleşme hükümlerinin, özellikle de mağdurların haklarını korumaya yönelik tedbirlerin, cinsiyet, toplumsal cinsiyet, ırk, renk, dil, din, siyasi veya başka tür görüş, ulusal veya sosyal köken, bir ulusal azınlıkla bağlantılı olma, mülk, doğum, cinsel yönelim, toplumsal cinsiyet kimliği, sağlık durumu, engellilik, medeni hal, göçmen veya mülteci statüsü veya başka bir statü gibi, herhangi bir temele dayalı olarak ayrımcılık yapılmaksızın uygulanmasını temin edeceklerdir.”

Kadın haklarını eyleme dönüştürürken yurttaş olmayan ve sahip oldukları farklı kimlikler sebebiyle uğradıkları ayrımcılığın şiddeti daha da ağırlaşan mülteci kadınlar göz ardı edilemez, böyle bir ihmal İstanbul Sözleşmesi madde 4’e aykırı düşmektedir.

Suriyeli kadınların ve kız çocuklarının köle pazarı gibi satışa çıkarıldığı, pazarlık konusu yapıldığı artık bilinen bir gerçek haline geldi. Türkiye’de esnafın bu köle pazarına ilişkin kullandığı ifadeler tüyler ürpertici: “Patatesin kilosu 2 olan da var, 5 de.”

Tarafı olduğumuz CEDAW madde 6 bu noktada yeniden anımsanmalıdır: “Taraf Devletler, kadın ticareti ve fahişeliğin istismarının her şekliyle önlenmesi için yasama dahil gerekli bütün önlemleri alacaklardır.”

Sağlık hizmetlerinden yalnızca biyometrik verileri kayıtlı bulunan ve genel sağlık sigortası yapılmış çok az sayıda mülteci kadın ve çocuk yararlanabilirken çoğunluğu hiçbir hizmetten yararlanamıyor. Çoğunluğunun yaşadığı, sığındığı bir konut yok, sokaklarda, terminallerde yaşıyor. Bazıları kirayla oturmakla beraber kira bedelini ödemekte güçlük çekince kendilerine getirilen teklif ne kadar istismara açık durumda olduklarını ortaya koyuyor: “Kira veremiyorsan kızını ver!”

Suriyeli mültecilerin çoğunluğunun kadın ve çocuklardan oluştuğu göz önüne alındığında mülteci kadın ve kız çocuklarının cinsel, fiziksel, ekonomik, psikolojik her tür istismara ve şiddete karşı korunmasız durumda oldukları ve insan onuruna yakışmayan koşullarda yaşadıkları çok açıktır. Ciddi çoğunluğu herhangi bir yardımdan yararlanma olanağından yoksundur, koruyucu ve iyileştirici tıbbi hizmet alma olanakları bulunmamaktadır, dil bilmemektedir, kayıtlı olmadıkları da düşünüldüğünde “yok” sayılan, trafik lambalarında da karşımıza çıkmasalar görünmez hale getirilen, köle muamelesi yapılan bireylere insan hakları gecikmeksizin tanınmalıdır.

Kadınların insan hakları yurttaş-sığınmacı ayırımı yapılmaksızın hayata geçirilmeli, CEDAW ve İstanbul Sözleşmesi istisnasız biçimde uygulanmalıdır.

KADINLARA HUKUKİ DESTEK MERKEZİ

Bildiri üyemiz Dr Özge Yücel tarafından tarafından kaleme alınmıştır.Teşekkürlerimizle

İlişkili Kavramlar: KAHDEM Faaliyetler

KAHDEM 7 yılda 50 milyon okuyucuya ulaştı

8 Ağustos 2014 ·

8 Temmuz -8 Ağustos 2014 KAHDEM Sayısal Veriler

KAHDEM forumundaki Konu sayısı = 6874

KAHDEM Konularının okuyucu sayısı = 51.025.680

KAHDEM Konularındaki yanıt (mesaj) sayısı = 12852

Son bir aydaki okuyucu sayısı=1.121.88

Bir günde ortalama tekil ziyaretçi sayısı=37396

Destek ve emek veren herkese teşekkürlerimizle

http://www.turkhukuksitesi.com/forumdisplay.php?f=78

İlişkili Kavramlar: Kadınlara hukuki destek

8 Haziran-8 Temmuz 2014 2014 KAHDEM Sayısal Veriler

10 Temmuz 2014 ·

KAHDEM forumundaki Konu sayısı = 6814

KAHDEM Konularının okuyucu sayısı = 49.903.799

KAHDEM Konularındaki yanıt (mesaj) sayısı = 12760

Son bir aydaki okuyucu sayısı=1.003.66

Bir günde ortalama tekil ziyaretçi sayısı=33.455

Destek ve emek veren herkese teşekkürlerimizle

http://www.turkhukuksitesi.com/forumdisplay.php?f=78

İlişkili Kavramlar: Güncel Hukuki Destek