KAHDEM

KAHDEM Kadınlara Hukuki Destek Merkez Derneği Kurumsal Sitesi

KAHDEM

KAHDEM 7 yılda 50 milyon okuyucuya ulaştı

8 Ağustos 2014 ·

8 Temmuz -8 Ağustos 2014 KAHDEM Sayısal Veriler

KAHDEM forumundaki Konu sayısı = 6874

KAHDEM Konularının okuyucu sayısı = 51.025.680

KAHDEM Konularındaki yanıt (mesaj) sayısı = 12852

Son bir aydaki okuyucu sayısı=1.121.88

Bir günde ortalama tekil ziyaretçi sayısı=37396

Destek ve emek veren herkese teşekkürlerimizle

http://www.turkhukuksitesi.com/forumdisplay.php?f=78

İlişkili Kavramlar: Kadınlara hukuki destek

8 Haziran-8 Temmuz 2014 2014 KAHDEM Sayısal Veriler

10 Temmuz 2014 ·

KAHDEM forumundaki Konu sayısı = 6814

KAHDEM Konularının okuyucu sayısı = 49.903.799

KAHDEM Konularındaki yanıt (mesaj) sayısı = 12760

Son bir aydaki okuyucu sayısı=1.003.66

Bir günde ortalama tekil ziyaretçi sayısı=33.455

Destek ve emek veren herkese teşekkürlerimizle

http://www.turkhukuksitesi.com/forumdisplay.php?f=78

İlişkili Kavramlar: Güncel Hukuki Destek

8 Ocak- 8 Şubat 2014 KAHDEM sayısal Veriler

8 Şubat 2014 ·

KAHDEM forumundaki Konu sayısı = 6492

KAHDEM Konularının okuyucu sayısı = 44.540.644

KAHDEM Konularındaki yanıt (mesaj) sayısı = 12262

Son bir aydaki okuyucu sayısı=1.042.164

Bir günde ortalama tekil ziyaretçi sayısı= 34.738

Destek ve emek veren herkese teşekkürlerimizle

http://www.turkhukuksitesi.com/forumdisplay.php?f=78

İlişkili Kavramlar: Güncel Hukuki Destek

8 Kasım - 8 Aralık 2013 KAHDEM sayısal Veriler

8 Aralık 2013 ·

KAHDEM forumundaki Konu sayısı = 6367

KAHDEM Konularının okuyucu sayısı = 42.240.614

KAHDEM Konularındaki yanıt (mesaj) sayısı = 12.054

Son bir aydaki okuyucu sayısı =1.109.208

Bir günde ortalama tekil ziyaretçi sayısı=36.973

Destek ve emek veren herkese teşekkürlerimizle

http://www.turkhukuksitesi.com/forumdisplay.php?f=78

İlişkili Kavramlar: Güncel Hukuki Destek

Kadına Yönelik Şiddet ve Aile İçi Şiddetin Önlenmesine ve Bunlarla Mücadeleye İlişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesi Uyulması Gereken 12 Adım

29 Eylül 2013 ·

Korkudan Uzak Şiddetten Uzak

Kadına Yönelik Şiddet ve Aile İçi Şiddetin Önlenmesine ve Bunlarla Mücadeleye İlişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesi (İstanbul Sözleşmesi) (1)

Uyulması Gereken 12 Adım (2)

1. Kadına yönelik şiddeti kınamak ve kadına yönelik şiddetin bir insan hakları ihlali ve kadınlar ile erkekler arasındaki tarihsel eşit olmayan güç ilişkilerinin bir tezahürü olduğunun bilincinde olmak.

2. Eğitim, çalışma ve farkındalık artırma aracılığıyla toplumsal cinsiyet yaklaşım, rol ve kalıplarını değiştirerek, kadınları güçlendirerek, yetişkin erkekleri ve erkek çocuklarını dahil ederek ve medya ve özel sektörle yeni ortaklıklar kurarak önleyici tedbirlere yatırım yapmak.

3. Ücretsiz ulusal acil telefon yardım hatları işleterek, sığınma evleri, tıbbi, psikolojik ve hukuki danışma ile barınma, finansal meseleler ve iş bulma konusunda yardım sağlayarak mağdurlara destek olmak.

4. Acil engelleyici, önleyici ve koruyucu tedbirler alarak ve risk değerlendirme ve yönetimiyle risk altında olan mağdurları korumak.

5. Psikolojik şiddet, ısrarlı takip, fiziksel şiddet, tecavüz dahil olmak üzere, cinsel şiddet, zorla evlendirme, kadın sünneti, zorla kürtaj, zorla kısırlaştırma ilgili özel ceza hükümlerini kapsayacak ve cinsel tacizi önleyecek şekilde kanunu değiştirmek.

6. Bu vakaları ele alan kolluk kuvvetin, soruşturma ve adli hizmetlerin performansını artırmak.

7. Yargılamalar boyunca desteklenmelerini ve korunmalarını, davanın gidişatı ve dava içindeki rolleriyle ile ilgili olarak bilgilendirilmelerini temin edip, mağdurların seslerinin duyulmasını ve faille karşılaşmak zorunda kalmadan kanıt tedarik etmelerini sağlayıp adli kovuşturmalarda mağdurları güçlendirmek.

8. Uzmanların mağdurları korumak ve onlara destek olmak, olası daha fazla şiddetin önüne geçmek ve kadına yönelik şiddet ve aile içi şiddet davranışlarında cezadan muafiyete son vermek için hükümetin tüm kolları için bütüncül politikalar tasarlamak.

9. Kadın sığınmacıların mülteci statüsü belirlenirken toplumsal cinsiyete dayalı şiddetin bir eziyet biçimi olduğunun farkında olmak ve bu durumlarda geri göndermeme ilkesine gözetmek.

10. Her türlü koruma ve destek tedbirinde aile içi şiddetin mağdurları ve tanıkları olan çocukların özel ihtiyaçlarına cevap vermek.

11. Sivil toplum kuruluşlarının ve sivil toplumun kadına yönelik şiddet ve aile içi şiddetle mücadeledeki rollerini tanımak ve uygun finansal kaynakları ve insan kaynaklarını tahsis edip etkili işbirliğiyle bu kuruluşları desteklemek.

12. Kadına yönelik şiddet ve aile içi şiddet ile ilgili bilgi ağını genişletmek için ulusal veri toplamak ve bu konudaki araştırmaları desteklemek.

Daha fazla bilgi için:

www.coe.int/conventionviolence adresini ziyaret ediniz veya

conventionviolence@coe.int adresi üzerinden bağlantıya geçiniz.

(1)-Avrupa Konseyi belgesidir.

(2)-Orijinal dokümandan çeviridir. Çeviri, [B]Tuğçe Ellialtı[/B] tarafından yapılmıştır

İlişkili Kavramlar: Kadına Yönelik Şiddet ve Eviçi Şiddetin Önlenmesi Sözle

Kadına Yönelik Şiddet ve Aile İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye Dair Avrupa Konseyi Sözleşmesi

29 Eylül 2013 ·

Kadına Yönelik Şiddet ve Eviçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye Dair Avrupa Konseyi Sözleşmesi

GirişAvrupa Konseyi’ne üye Devletler ve bu sözleşmeyi imzalayan diğer Devletler;
İnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına İlişkin Sözleşme’yi (Avrupa Antlaşmaları Serisi (ETS) - No. 5, 1950) ve Sözleşme’nin Protokol hükümlerini, Avrupa Sosyal Şartı’nı (ETS No. 35, 1961, 1996’da gözden geçirilmiş hali, ETS No. 163), İnsan Ticaretine Karşı Eyleme İlişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesi’ni (ETS No. 197, 2005) ve Avrupa Konseyi Çocukların Cinsel Sömürü ve İstismara Karşı Korunması Sözleşmesi’ni (ETS No. 201, 2007) hatırda tutarak;

Bakanlar Komitesi’nin Avrupa Konseyi üye ülkelerine: Kadınların şiddete karşı korunmasına ilişkin Tavsiye Kararı’nı Rec(2002)5, toplumsal cinsiyet eşitliği standart ve mekanizmalarına ilişkin Tavsiye Kararı’nı Rec(2007)17, çatışmaların önlenmesi, çözümü ve barışın inşasında kadın ve erkeklerin rollerine ilişkin Tavsiye Kararı’nı Rec(2010) ve diğer ilgili tavsiye kararlarını hatırlatarak;

Kadına yönelik şiddet alanında önemli standartları oluşturan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin büyüyen içtihat hukuku külliyatını dikkate alarak;

Kişisel ve Siyasal Haklar Uluslararası Sözleşmesi’ni (1996), Ekonomik, Sosyal ve Kültürel Haklara İlişkin Uluslararası Sözleşme’yi (1996), Birleşmiş Milletler Kadınlara Karsı Her Türlü Ayrımcılığın Ortadan Kaldırılması Uluslararası Sözleşmesi’ni (“CEDAW”, 1979) ve Sözleşme’ye Ek İhtiyari Protokol (1999) ile CEDAW Komitesi’nin kadına yönelik şiddete dair 19 No’lu Genel Tavsiye Kararı’nı, Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına Dair Sözleşme’yi (1989) ve Sözleşme’ye Ek İhtiyari Protokolü (2000) ve Birleşmiş Milletler Engellilerin Haklarına İlişkin Sözleşme’yi (2006) göz önünde tutarak;
Uluslararası Ceza Mahkemesi Roma Statüsü’nü (2002) göz önünde tutarak;

Uluslararası insancıl hukukun temel prensiplerini ve özellikle Savaş Zamanında Sivillerin Korunmasına Dair 4. Cenevre Sözleşmesi’ni (1949) ve Sözleşme’nin 1. ve 2. Ek Protokol Hükümleri’ni hatırda tutarak;

Kadınlara yönelik her türlü şiddeti ve aile içi şiddeti kınayarak;

Kadın ve erkek arasında yasal ve fiili eşitliğin gerçekleşmesinin kadına yönelik şiddeti önlemede önemli bir unsur olduğunu kabul ederek;

Kadına yönelik şiddetin, erkekler ve kadınlar arasındaki eşitlikçi olmayan güç ilişkilerinin tarihsel bir tezahürü olduğunu ve bu güç ilişkisinin erkekler tarafından kadınlar üzerinde tahakküm kurulmasına ve kadınlara yönelik ayrımcılık yapılmasına yol açtığını ve kadınların ilerlemelerinin önünde engel olduğunu kabul ederek;

Cinsiyete dayalı şiddet gibi kadına yönelik şiddetin yapısal boyutunu ve bu şiddetin erkeklerle kıyaslandığında kadınları zorla ikincil bir konuma sokmanın çok önemli toplumsal mekanizmalarından biri olduğunu kabul ederek;
Kadın ve kız çocuklarının çoğunlukla aile içi şiddet, cinsel istismar, tecavüz, zorla evlendirme, sözde “namus” adına işlenen suçlar ve cinsel organları dağlama gibi insan haklarını ciddi bir şekilde ihlal eden şiddetin pek çok boyutuna maruz kaldıklarını ve bu durumun kadın erkek eşitliğini sağlamanın önündeki en büyük engel olduğunu büyük endişeyle kabul ederek;

Sivil halkı, özellikle de yaygın ve sistematik tecavüz ve cinsel şiddet şeklinde kadınları etkileyen silahlı çatışmalarda süregelen insan hakları ihlallerini ve cinsiyete dayalı şiddetin çatışma sürecinde ve sonrasında artması olasılığını kabul ederek;

Kadın ve kız çocuklarının cinsiyete dayalı şiddete maruz kalma riskinin erkeklerden daha fazla olduğunu kabul ederek;

Aile içi şiddetin orantısız bir şekilde kadınları etkilediğini ve erkeklerin de aile içi şiddet mağduru olabileceğini kabul ederek;

Çocukların aile içindeki şiddete tanık olmak da dâhil aile içi şiddet mağduru olduklarını kabul ederek;

Kadına yönelik şiddet ve aile içi şiddetin ortadan kalktığı bir Avrupa yaratmak arzusuyla;

Aşağıdaki şekilde anlaşmışlardır:

Bölüm 1 – Amaçlar, tanımlar, eşitlik ve ayrım gözetmeme, genel yükümlülükler

Madde 1 – Sözleşmenin Amaçları

1. Bu Sözleşmenin amaçları şunlardır:

a. kadınları her türlü şiddetten korumak ve kadına yönelik şiddet ve aile içi şiddeti önlemek, kovuşturmak, ortadan kaldırmak;

b. kadınlara karşı her türlü ayrımcılığın ortadan kaldırılmasına katkıda bulunmak ve, kadınların güçlendirilmesi yoluyla da dahil olmak üzere, kadın ve erkek arasındaki somut eşitliği teşvik etmek;

c. kadına yönelik şiddet ve aile içi şiddet mağdurlarını korumak ve bu kişilere destek vermek için kapsamlı bir çerçeveyi, politikaları ve tedbirleri tasarlamak;

d. kadına yönelik şiddet ve aile içi şiddeti ortadan kaldırmak amacıyla uluslararası işbirliğini güçlendirmek;

e. kadına yönelik şiddet ve aile içi şiddeti ortadan kaldırmak üzere bütünsel bir yaklaşımı benimsemeye yönelik etkili bir işbirliği yapmaları için örgütlere ve kolluk kuvvetlerine destek ve yardım sağlamak.

2. Bu Sözleşme, hükümlerinin Taraf Devletler tarafından etkili bir şekilde uygulanmasını sağlamak amacıyla özel bir izleme mekanizması kurar.

Madde 2 – Sözleşme’nin kapsamı

1. Bu Sözleşme, aile içi şiddet de dâhil olmak üzere orantısız bir şekilde kadınları etkileyen, kadına yönelik her türlü şiddet biçimi için geçerlidir.

2. Taraf Devletler, bu Sözleşme’yi tüm aile içi şiddet mağdurlarına uygulamaya teşvik edilir. Taraf Devletler, bu Sözleşme hükümlerinin uygulanmasında cinsiyete dayalı şiddetin kadın mağdurlarını özellikle dikkate alır.

3. Bu Sözleşme barış zamanlarında ve silahlı çatışma durumlarında uygulanır.

Madde 3 – Tanımlar

Sözleşmenin amacı bakımından:
a. “Kadına yönelik şiddet” ister kamusal ister özel alanda meydana gelsin, kadınlara fiziksel, cinsel, psikolojik ve ekonomik acı veya ıstırap veren veya verebilecek olan cinsiyete dayalı her türlü eylem veya bu tür eylemlerle tehdit etme, zorlama veya keyfi olarak özgürlükten yoksun bırakma anlamına gelir ve bir insan hakları ihlali ve kadınlara yönelik ayrımcılığın bir biçimi olarak anlaşılmaktadır.

b. “aile içi şiddet”, mağdur faille aynı haneyi paylaşsa da paylaşmasa da, aile veya hanede, eski veya şimdiki eşler ya da partnerler arasında meydana gelen her türlü fiziksel, cinsel, psikolojik ve ekonomik şiddet anlamına gelir.

c. “toplumsal cinsiyet” toplum tarafından kadın ve erkeğe yüklenen ve sosyal olarak kurgulanan roller, davranışlar ve eylemler anlamına gelir.

d. “kadına yönelik cinsiyete dayalı şiddet” doğrudan kadınlara yalnızca kadın oldukları için uygulanan veya orantısız bir şekilde kadınları etkileyen şiddet anlamına gelir.

e. “mağdur” a ve b bentlerinde belirlenen davranışlara maruz kalan gerçek bir kişi anlamına gelir.
f. “kadın” ibaresi 18 yaş altı kız çocuklarını da kapsar.

Madde 4 – Temel haklar, eşitlik ve ayrım gözetmeme

1.Taraf Devletler, özel ve kamusal alanda herkesin, özellikle de kadınların, şiddetten uzak yaşama hakkını korumak ve bu hakkı sağlamak amacıyla gereken yasal veya diğer tedbirleri alır.

2. Taraf Devletler, kadınlara karşı her türlü ayrımcılığı kınar ve kadınlara karşı her türlü ayrımcılığı önlemek üzere gereken yasal veya diğer tedbirleri gecikmeksizin alır ve bu kapsamda,

- kadın erkek eşitliği ilkesini kendi ulusal anayasalarına ya da diğer uygun mevzuata dahil eder ve bu ilkenin uygulamada gerçekleştirilmesini güvence altına alır;

- kadınlara yönelik ayrımcılığı, ihtiyaç bulunması halinde, yaptırımlar uygulamak yoluyla yasaklar;

- kadınlara yönelik ayrımcı yasa ve uygulamaları kaldırır.

3. Taraf Devletler bu Sözleşme’nin hükümlerinin, özellikle de mağdurun haklarını korumaya yönelik tedbirlerin cinsiyet, toplumsal cinsiyet, ırk, renk, dil, din, siyasi veya siyasi olmayan görüş, ulusal veya sosyal köken, ulusal azınlık ile ilişkilenme, mülkiyet, soy, cinsel yönelim, cinsel kimlik, yaş, sağlık durumu, sakatlık, medeni hal, göçmen veya mülteci olma durumu ya da benzeri herhangi bir temelde ayrım gözetmeksizin uygulanmasını güvence altına alır.

4. Bu Sözleşme kapsamında kadınlara yönelik cinsiyete dayalı şiddeti önleyen ve kadınları cinsiyete dayalı şiddetten koruyan özel önlemler ayrımcılık olarak kabul edilemez.

Madde 5 – Devlet yükümlülükleri ve gereken özeni gösterme sorumluluğu

1. Taraf Devletler kadına yönelik herhangi bir şiddet eylemiyle ilişkilenmekten kaçınır ve devlet adına hareket eden devlet yetkililerinin, görevlilerinin, organlarının, kurumlarının ve diğer aktörlerin bu yükümlülüğe uygun davranmalarını sağlar.

2. Taraf Devletler, bu Sözleşme’nin kapsamında olup devlet dışı aktörler tarafından işlenen şiddet eylemlerini gereken özeni göstererek önlemek, soruşturmak, cezalandırmak ve bu eylemlerden kaynaklı mağduriyet için tazminat sağlamak amacıyla gereken yasal veya diğer tedbirleri alır.

Madde 6 – Toplumsal cinsiyete duyarlı politikalar

Taraf Devletler bu Sözleşme’den kaynaklanan yükümlülüklerinin uygulamasına ve Sözleşme hükümlerinin etkisinin değerlendirilmesine toplumsal cinsiyet perspektifini dâhil edeceğini ve kadın erkek eşitliği ve kadınları güçlendiren politikalarını teşvik edeceğini ve etkili bir şekilde uygulayacağını taahhüt eder.

Bölüm II – Bütünsel politikalar ve veri toplama

Madde 7 – Kapsayıcı ve eşgüdümlü politikalar

1. Taraf Devletler bu Sözleşme’nin kapsamına giren bütün şiddet biçimleriyle mücadele ve bu şiddetin her biçiminin önlenmesi için, ilgili tüm tedbirleri kapsayacak şekilde ülke çapında etkili, kapsayıcı ve eşgüdümlü politikaların kabul edilmesi ve ve uygulanması için gereken yasal veya diğer tedbirleri alır ve kadına yönelik şiddete karşı bütüncül bir mücadele yürütür.

2. Taraf Devletler 1. fıkrada bahsedilen politikaların, mağdurun haklarını bütün önlemlerin merkezine koyarak hayata geçirilmesini ve bu politikaların tüm ilgili organlar, kurumlar ve örgütlerle etkili işbirliği içerisinde uygulanmasını sağlar.

3. Uygun olan durumda bu madde gereğince alınacak tedbirlere hükümet organları, ulusal, bölgesel ve yerel parlamentolar ve yetkililer, ulusal insan hakları kurumları ve sivil toplum örgütleri gibi tüm ilgili aktörleri kapsar.

Madde 8 – Mali kaynaklarTaraf Devletler, bu Sözleşme’nin kapsamına giren şiddetin tüm biçimleriyle mücadeleye ve şiddetin her biçiminin önlenmesine yönelik bütünleştirilmiş politika, önlem ve programların bunları yerine getiren hükümet dışı örgütleri ve sivil toplumu da dâhil ederek yeterli düzeyde hayata geçmesi için uygun mali kaynakları ve insan kaynaklarını tahsis eder.
Madde 9 – Hükümet dışı örgütler ve sivil toplum
Taraf Devletler, ilgili hükümet dışı örgütlerin ve sivil toplumun kadına yönelik şiddetle mücadele alanında her düzeyde yaptıkları çalışmaları göz önüne alır, teşvik eder, destekler ve bu örgütlerle etkili işbirliği gerçekleştirir.

Madde 10 – Eşgüdümü sağlayan birim

1. Taraf Devletler bu Sözleşme’nin kapsamına giren bütün şiddet biçimleriyle mücadeleye ve şiddetin her biçiminin önlenmesine yönelik politika ve önlemlerin eşgüdümünden, uygulanmasından, izlenmesinden ve değerlendirilmesinden sorumlu bir ya da birden fazla resmi birim saptar ya da kurar. Bu birimler 11. maddede bahsedilen verilerin toplanması ve sonuçların analiz edilip yayılmasında eşgüdümü sağlar.

2. Taraf Devletler, bu madde gereğince saptanan veya kurulan birimlerin 8. madde gereğince alınacak önlemlerin genel niteliği hakkında bilgi almalarını sağlar.

3. Taraf Devletler, bu madde gereğince saptanan veya kurulan organların Taraf ülkelerdeki meslektaşlarıyla doğrudan haberleşmelerine ve ilişki kurmalarına yardımcı olur.

Madde 11 – Veri toplama ve inceleme

1. Taraf Devletler, Sözleşme’nin amacı bakımından:

a. sözleşme kapsamında yer alan her türlü şiddet vakalarına dair ilgili ayrıştırılmış istatistiksel verileri belirli aralıklarla toplamayı;

b. bu Sözleşme’nin kapsamına giren bütün şiddet biçimleriyle ilgili yapılan araştırmaları; şiddetin temel nedenlerini ve sonuçlarını, şiddet vakalarını ve mahkûmiyet oranlarını, ek olarak bu Sözleşme’nin uygulanması için alınan tedbirlerin etkisini incelemek amacıyla destekleyeceğini taahhüt eder.

2. Taraf Devletler, bu Sözleşme kapsamına giren bütün şiddet biçimlerinin yaygınlığını ve şiddete olan eğilimleri değerlendirmek için düzenli aralıklarla nüfus esaslı araştırmalar yapmaya çaba gösterir.

3. Taraf Devletler, uluslararası işbirliğini teşvik etmek ve uluslararası düzeyde kıyaslama çalışmasını yapılmasını sağlamak üzere, bu madde uyarınca toplanan bilgileri bu Sözleşme’nin 66. maddesinde bahsedilen uzmanlar grubuna verir.

4. Taraf Devletler, bu madde uyarınca toplanan bilgilerin kamuya açık olmasını güvence altına alır.

Bölüm III – Önleme
Madde 12 – Genel Yükümlülükler

1. Taraf Devletler, kadınların aşağı bir cins olduğu veya erkekler ile kadınlar için alışılagelmiş rollerin bulunduğu düşüncesine dayanan önyargıları, örf ve adetleri, gelenekleri ve her türlü uygulamaları yok etmek amacıyla kadınların ve erkeklerin sosyal ve kültürel davranış kalıplarının değiştirilmesi için gerekli tedbirleri alır.

2. Taraf Devletler, bu Sözleşme’nin kapsamına giren bütün şiddet biçimlerine karşı her gerçek ve tüzel kişiyi korumak için gereken yasal veya diğer tedbirleri alır.

3. Bu madde gereğince alınan her tedbir belirli şartlar nedeniyle savunmasız bırakılan kişilerin özel ihtiyaçlarına işaret eder ve ihtiyaçları dikkate alır ve mağdurun insan haklarını merkeze koyar.

4. Taraf Devletler, tüm toplumu, özellikle erkekleri ve erkek çocukları bu Sözleşme kapsamına giren bütün şiddet biçimlerinin önlenmesine aktif bir şekilde katkıda bulunmaları için teşvik etmek amacıyla gerekli tedbirleri alır.

5. Taraf Devletler, kültür, örf ve adet, din, gelenek veya sözde ”namus”un bu Sözleşme kapsamında yer alan şiddet eylemlerinin bir gerekçesi olarak kabul edilmemesini güvence altına alır.

6. Taraf Devletler, kadınların güçlenmesi için program ve faaliyetleri arttırmak amacıyla gerekli tedbirleri alır.

Madde 13 – Farkındalığı arttırma

1. Taraf Devletler, uygun olan durumlarda bu Sözleşme’nin kapsamına giren bütün şiddet biçimlerinin farklı tezahürlerinin, bunların çocuklar üzerindeki sonuçlarının ve bu şiddet biçimlerinin önlenmesi gerektiğinin toplum içinde anlaşılması ve bu konuda farkındalığın arttırılması için, ulusal insan hakları kurumlarıyla ve eşitlik kurumlarıyla, sivil toplumla ve hükümet dışı örgütlerle ve özellikle de kadın hakları örgütleriyle işbirliğini içeren, düzenli ve her düzeyde farkındalık arttırıcı kampanya ve programları düzenler ya da teşvik eder.

2. Taraf Devletler, bu Sözleşme kapsamında yer alan şiddet eylemlerini önlemeye yönelik mevcut bilgi ve tedbirlerin toplum içerisinde geniş bir kapsamda yaygınlaştırılmasını güvence altına alır.

Madde 14 - Eğitim

1. Taraf Devletler, kadın erkek eşitliği, kalıplaştırılmayan toplumsal cinsiyet rollerini, karşılıklı saygıyı, kişiler arası ilişkilerde şiddetten kaçınma temelinde çatışma çözümünü, kadına yönelik cinsiyete dayalı şiddet ve kişisel bütünlük hakkı meselelerinin resmi müfredat içerisinde ve eğitim sürecinin her düzeyinde öğrencilerin gelişim kapasitelerine uygun olarak öğretim materyallerinin içerisine dâhil edilmesi için uygun olan durumlarda gerekli adımları atar.

2. Taraf Devletler, 1. fıkrada bahsedilen ilkelerin yaygın eğitim faaliyetlerinin yanı sıra spor faaliyetleri, kültürel faaliyetler, boş vakit faaliyetleri ve medyada teşvik edilmesi için gerekli adımları atar.

Madde 15 – Uzmanların eğitimi

1. Taraf Devletler, bu Sözleşme kapsamında yer alan şiddet eylemlerinin mağdurlarıyla veya failleriyle ilgilenen uzmanlara, bu tür bir şiddetin önlenmesi ve ortaya çıkarılması, kadın erkek eşitliği, mağdurların hakları ve ihtiyaçlarının yanı sıra ikincil mağduriyetin nasıl önleneceği hakkında uygun eğitimi sağlar veya bu eğitimleri güçlendirir.

2. Taraf Devletler bu Sözleşme kapsamındaki şiddet vakalarıyla ilgili başvuruların daha kapsamlı ve gerektiği gibi ele alınmasını sağlamak üzere 1. fıkrada bahsedilen eğitimin şekilde kurumlar arası eşgüdümlü çok-taraflı işbirliği hakkında eğitimi içermesini teşvik eder.

Madde 16 Önleyici müdahale ve tedavi programları

1. Taraf Devletler, aile içi şiddet faillerinin daha fazla şiddet eyleminde bulunmalarını engellemek ve şiddet içeren davranış kalıplarını değiştirmek üzere kişiler arası ilişkilerinde şiddet içermeyen davranışı benimsemeleri için failleri eğitmeyi hedefleyen programların oluşturulması veya desteklenmesi için gereken yasal veya diğer tedbirleri alır.

2. Taraf Devletler faillerin, özellikle de cinsel suç faillerinin tekrar suç işlemelerini önlemeyi hedefleyen tedavi programlarının oluşturulması veya desteklenmesi için gereken yasal veya diğer tedbirleri alır.

3. Taraf Devletler, 1. ve 2. fıkrada belirtilen önlemlerin alınmasında mağdurun güvenliğinin, desteklenmesinin ve insan haklarının öncelikli öneme sahip olmasını ve uygun durumda mağdurlara yönelik uzman destek hizmetleriyle yakın işbirliği içerisinde bu programların oluşturulmasını ve uygulanmasını güvence altına alır.

Madde 17 – Özel sektör ve medyanın katılımı

1. Taraf Devletler, ifade özgürlüklerine ve bağımsızlıklarına saygı duyarak, özel sektörü, bilgi ve iletişim sektörünü ve medyayı politikaların hazırlık ve uygulama aşamalarına katılmaya ve kadına yönelik şiddeti önlenmek ve kadın onuruna saygıyı arttırmak amacıyla yönerge ve öz-denetim standartlarını oluşturmaya teşvik eder.

2. Taraf Devletler, özel sektör aktörleriyle işbirliği içinde, çocuklar, ebeveynler ve eğitimcilerin içeriğinde zararlı olabilecek cinsel ya da şiddet unsuru bulunan bilgi ve iletişim ortamlarıyla başa çıkma becerilerini geliştirir ve geliştirilmesini teşvik eder.

Bölüm IV – Koruma ve destek
Madde 18 – Genel yükümlülükler

1. Taraf Devletler, bütün mağdurları daha öte şiddet fiillerine karşı korumak için gereken yasal veya diğer tedbirleri alır.

2. Taraf Devletler, bu Sözleşme’nin 20. ve 22. maddelerinde ayrıntısıyla sıralanan genel ve özel yardım hizmetlerine atıfta bulunmayı da kapsayacak şekilde, Sözleşme kapsamına giren bütün şiddet biçimlerinin mağdur ve tanıklarının korunması ve desteklenmesinde, iç hukuk kuralları doğrultusunda, yargı, cumhuriyet savcıları, kolluk kuvvetleri, yerel ve ulusal yetkililer dahil ilgili devlet kuruluşları ve yanı sıra hükümet dışı örgütler ve ilgili diğer örgütler ve yapılar arasında etkili bir işbirliğinin oluşturulması için uygun mekanizmaların mevcudiyetini sağlamak üzere gereken yasal veya diğer önlemleri alır.

3. Taraf Devletler, bu madde gereğince alınacak tedbirlerin:

- kadına yönelik şiddete ve aile içi şiddete dair cinsiyetlendirilmiş bir anlayışa dayanmasını ve mağdurun insan haklarına ve güvenliğine odaklanmasını;

- mağdurlar, failler, çocuklar ve onların toplumsal çevreleri arasındaki ilişkiyi dikkate alan bütünleştirilmiş yaklaşıma dayanmasını;

- ikincil mağduriyetin önlemesini hedeflemesini;

- şiddetin kadın mağdurlarının güçlenmesini ve ekonomik bağımsızlık kazanmalarını hedeflemesini;

- uygun durumlarda, aynı tesiste çeşitli koruma ve destek hizmetlerinin bir arada sunulmasına olanak tanımasını;

- çocuk mağdurları dâhil ederek savunmasız kişilerin özel ihtiyaçlarına dikkat edilmesini ve bu ihtiyaçların onlar için ulaşılabilir olmasını güvence altına alır.

4.
Hizmetlerin sağlanması, mağdurun şikâyette bulunmasına veya faile karşı tanıklık etmesine bağlı olamaz.

5. Taraf Devletler, kendi vatandaşlarına ve uluslararası hukuk çerçevesindeki yükümlülükleri uyarınca korunma hakkına sahip olan diğer mağdurlara konsolosluk hizmeti ve diğer koruma ve destek hizmetlerini sağlamak üzere uygun tedbirleri.

Madde 19 – Bilgi

Taraf Devletler, mağdurların mevcut destek hizmetleri ve yasal tedbirler hakkında anladıkları dilde yeterli ve zamanında bilgi edinmelerini sağlamak üzere gereken yasal veya diğer tedbirleri alır.

Madde 20 – Genel destek hizmetleri

1. Taraf Devletler, mağdurların şiddet sonrası toparlanmalarını kolaylaştıracak hizmetlere erişebilir olmasını sağlamak üzere gereken yasal veya diğer tedbirleri alır. Bu tedbirler, gerek duyulduğunda, hukuki ve psikolojik danışmanlık, maddi yardım, konut, eğitim, öğretim ve iş bulmalarına yardım gibi hizmetleri içermelidir.

2. Taraf Devletler, mağdurların sağlık ve sosyal hizmetlere erişebilir olmasını ve hizmetler için yeterli kaynak ayrılmasını ve uzmanların mağdurlara yardımcı olmak ve uygun hizmetle yönlendirmek üzere eğitim almalarını sağlamak üzere gereken yasal veya diğer tedbirleri alır.

Madde 21 – Bireysel/ toplu şikâyette destek
Taraf Devletler, mağdurların bölgesel ve uluslararası bireysel/ toplu şikâyet mekanizmaları hakkında bilgi sahibi ve bu mekanizmalara erişebilir olmalarını güvence altına alır. Taraf Devletler, bu tür şikâyetlerin sunumunda mağdurlara duyarlı ve bilgiye dayalı destek sağlanmasını teşvik eder.

Madde 22 – Uzman destek hizmetleri

1. Taraf Devletler, bu Sözleşme kapsamında yer alan şiddet eylemlerine maruz kalmış her mağdura yeterli bir coğrafi dağılımla acil, kısa ve uzun dönem uzman destek hizmetlerini sağlamak veya bu hizmetleri düzenlemek için gereken yasal veya diğer tedbirleri alır.

2. Taraf Devletler, şiddet mağduru bütün kadınların ve onların çocuklarının kadın uzmanların destek hizmetlerinden yararlanmalarını sağlar veya buna yönelik düzenlemeleri yapar.

Madde 23 – Sığınaklar

Taraf Devletler, mağdurlara, özellikle de kadınlara ve çocuklarına güvenli konaklama sağlayan ve inisiyatif kullanarak mağdurlara ulaşan, yeterli sayıda, uygun ve kolayca ulaşılabilir sığınağın hazırlanmasını sağlamak üzere gereken yasal veya diğer tedbirleri alır.

Madde 24 – Telefonla yardım hattı

Taraf Devletler, bu Sözleşme’nin kapsamına giren bütün şiddet biçimleriyle ilgili olarak arayanlara, gizlilik içerisinde ya da arayanın kimliğinin gizli kalmasına gereken özeni göstererek danışmanlık vermek için ülke çapında, kesintisiz (7/24) çalışan, ücretsiz telefon destek hattı hizmeti sağlamak amacıyla gereken yasal veya diğer tedbirleri alır.


Madde 25
– Cinsel şiddet mağdurlarına yönelik yardım
Taraf Devletler, mağdurlara yönelik tıbbi ve adli muayene, travma desteği ve danışmanlık sağlamak üzere, yeterli sayıda, uygun ve kolay erişilebilir tecavüz kriz veya cinsel şiddet yönlendirme merkezlerinin kurulması için gereken yasal veya diğer tedbirleri alır.

Madde 26 – Çocuk tanıklar için koruma ve destek

1. Taraf Devletler, mağdurlara yönelik koruma ve yardım hizmetlerinin sağlanmasında bu Sözleşme kapsamına giren bütün şiddet biçimlerinin çocuk tanıklarının haklarına ve ihtiyaçlarına gereken özenin gösterilmesi için gereken yasal veya diğer tedbirleri alır.

2. Bu madde uyarınca alınan tedbirler, bu Sözleşme kapsamında yer alan her türlü şiddet biçiminin çocuk tanıklarının yaşlarına uygun psiko-sosyal danışmanlığı kapsar ve çocuğun yüksek yararı ilkesine gereken saygıyı gösterir.

Madde 27 – Bildirme

Taraf Devletler, bu Sözleşme kapsamına giren şiddet eylemlerinin gerçekleşmesine tanık olan veya böyle bir eylemin gerçekleşebileceğine dair makul nedenleri olan veya olası başka şiddet eylemlerinin yaşanabileceğine inanan bir kişinin bunu yetkili makamlara veya örgütlere bildirmesini teşvik etmek üzere gerekli tedbirleri alır.

Madde 28 – Uzmanlar tarafından bildirme

Taraf Devletler, belirli meslek alanlarında iç hukuk tarafından düzenlenen gizlilik kurallarının, uygun durumda, bu Sözleşme kapsamına giren şiddet eylemlerinin gerçekleştiği veya başka ciddi şiddet eylemlerinin gerçekleşebileceği konusunda makul gerekçeleri olan uzmanların bunu yetkili makamlara veya örgütlere bildirmesine engel teşkil etmemesini sağlamak üzere gerekli tedbirleri alır.

Bölüm V – Maddi hukuk
Madde 29 –Hukuk davaları ve başvuru yolları

1. Taraf Devletler mağdurların faile karşı yeterli hukuksal başvuru yollarına sahip olmasını sağlamak üzere gereken yasal veya diğer tedbirleri alır.

2. Taraf Devletler, uluslararası hukukun genel ilkelerine uygun biçimde, mağdurlara, kendi yetkileri kapsamında gerekli önleyici ve koruyucu tedbirleri alma görevini yerine getirmeyen devlet makamlarına karşı yeterli hukuksal başvuru yollarını sağlamak üzere gereken yasal veya diğer tedbirleri alır.

Madde 30 – Tazminat

1. Taraf Devletler, mağdurların bu Sözleşme uyarınca kabul edilen suçlar için faillerden tazminat talep etme hakkına sahip olmalarını sağlamak üzere gereken yasal veya diğer tedbirleri alır.

2. Ciddi bedensel hasar gören ya da sağlıkları ciddi bir şekilde zarar gören ve uğradıkları zarar fail, sigorta ya da Devlete ait sağlık ve sosyal yardım hizmetleri gibi diğer kaynaklardan karşılanmayan kişilere Devlet tarafından yeterli tazminat sağlanır. Bu hüküm, mağdurun güvenliği için gereken özen gösterildiği müddetçe, Taraf Devletlerin verdikleri tazminatı failden geri talep etmelerine engel teşkil etmez.

3. 2. fıkra uyarınca alınan tedbirler, tazminatın makul bir süre içerisinde verilmesini sağlamalıdır.

Madde 31 – Vesayet, ziyaret hakları ve güvenlik

1. Taraf Devletler, çocukların vesayeti ve ziyaret hakkının belirlenmesinde bu Sözleşme kapsamındaki şiddet vakalarının dikkate alınmasını sağlamak üzere gereken yasal veya diğer tedbirleri alır.

2. Taraf Devletler, herhangi bir ziyaret veya vesayet hakkının kullanılmasının mağdurun veya çocukların haklarını ve güvenliğini tehlikeye düşürmemesi sağlamak üzere gereken yasal veya diğer önlemleri alır.

Madde 32 – Zorla evlendirmenin hukuki sonuçları

Taraf Devletler, zorla evliliklerin mağdura aşırı maddi veya idari yük getirmeyecek şekilde yok sayılabilmesi, feshedilmesi ya da sonlandırılabilmesi için gereken yasal veya diğer tedbirleri alır.

Madde 33 – Psikolojik şiddet

Taraf Devletler, zorlama veya tehditle bir kişinin psikolojik bütünlüğünü ciddi bir şekilde bozan kasıtlı davranışların cezalandırılmasını sağlamak üzere gereken yasal veya diğer tedbirleri alır.

Madde 34 - Takip

Taraf Devletler, başka bir kişiye karşı mükerreren tehditkâr davranışlara girişerek kişinin güvenliğinden endişe etmesine sebep olan kasıtlı davranışların suç sayılmasını sağlamak üzere gereken yasal veya diğer tedbirleri alır.

Madde 35 – Fiziksel Şiddet

Taraf Devletler, başka bir kişiye karşı kasıtlı olarak fiziksel şiddet eylemi uygulanmasının suç sayılmasını sağlamak üzere gereken yasal veya diğer tedbirleri alır.

Madde 36 – Tecavüz dâhil cinsel şiddet

1. Taraf Devletler, aşağıdaki kasıtlı davranışların cezalandırılmasını sağlamak üzere gereken yasal veya diğer tedbirleri alır:

a. vücudun herhangi bir bölümüyle veya herhangi bir cisimle rızası olmadan başka bir kişinin vücuduna vajinal, anal veya oral yolla cinsel nitelikte girme;

b. rızası olmadan bir kişiye karşı diğer cinsel nitelikte eylemlerde bulunma;

c. rızası olmadan bir kişiye karşı üçüncü bir kişinin cinsel nitelikte eylemlerde bulunmasına sebep olma.

2. Rıza, çevreleyen koşullar bağlamında değerlendirildiğinde kişilerin özgür iradelerinin sonucunda gönüllü olarak gösterilmiş olmalıdır.

3. Taraf Devletler, 1. fıkranın hükümlerinin iç hukuk tarafından tanındığı biçimiyle eski veya şimdiki eşlere ya da partnerlere karşı gerçekleştirilen eylemler için de geçerli olmasını sağlamak üzere gereken yasal veya diğer tedbirleri alır.

Madde 37 – Zorla evlilik

1. Taraf Devletler, bir yetişkini veya çocuğu evliliğe zorlayan kasıtlı davranışların suç sayılmasını sağlamak üzere gereken yasal veya diğer tedbirleri alır.

2. Taraf Devletler, bir yetişkini veya çocuğu evliliğe zorlamak amacıyla yaşadığı yerin dışında başka bir ülke ya da Taraf ülkeye gitmeyi aldatıcı kasıtlı davranışların suç sayılmasını sağlamak üzere gereken yasal veya diğer tedbirleri alır.

Madde 38 – Kadın sünneti

Taraf Devletler, aşağıdaki kasıtlı davranışların suç sayılmasını sağlamak üzere gereken yasal veya diğer tedbirleri alır:

a. sağ dış dudak, iç dudaklar ya da klitorisin tümünde ya da herhangi bir kısmında kesme, infibulasyon ya da herhangi bir şekilde sakatlanma yaratan müdahalede bulunma;

b. bir kadını a bendinde listelenen herhangi bir eyleme maruz kalmaya zorlama veya bu eylemleri bir kadına yaptırma;

c. bir genç kızı a bendinde belirtilen eylemlerden herhangi birine zorla maruz bırakma ya da bunları bizzat kendisine yaptırtma.

Madde 39 – Zorunlu kürtaj ve zorunlu kısırlaştırmaTaraf Devletler, aşağıdaki kasıtlı davranışların suç sayılmasını sağlamak üzere gereken yasal veya diğer tedbirleri alır:

a. bir kadına, bilgilendirmeden ve önceden onayı alınmadan kürtaj yapılması;

b. bir kadının üreme kapasitesini, kendisini usul hakkında bilgilendirmeden ve önceden onayı alınmadan sonlandıracak etkiye sahip cerrahi müdahalede bulunulması.

Madde 40 – Cinsel taciz

Taraf Devletler, özellikle de endişe verici, düşmanca, haysiyet kırıcı, aşağılayıcı veya saldırganca bir ortam yaratarak bir insanın onurunu zedelemek amacını taşıyan veya bu sonucu doğuran, cinsel nitelikteki her türlü istenmeyen sözlü, sözsüz veya fiziksel davranışın cezai veya diğer yasal yaptırımlara tabi olmasını sağlamak üzere gereken yasal veya diğer tedbirleri alır.

Madde 41 – Yardım ve yataklık ve buna yeltenme

1. Taraf Devletler, bu Sözleşme’nin 33., 34., 35., 36., 37., 38. maddesinin a bendi ve 39. maddeleri uyarınca işlenen suçlarda kasıtlı olarak yardım ve yataklık yapılmasını bir suç olarak tanımlamak üzere gereken yasal veya diğer tedbirleri alır.

2. Taraf Devletler, bu Sözleşme’nin 35., 36., 37., 38. maddesinin a bendi ve 39. maddeleri uyarınca belirlenen suçları kasıtlı olarak işlemeye yeltenmeyi bir suç olarak tanımlamak üzere gereken yasal veya diğer tedbirleri alır.

Madde 42 – Suçların kabul edilemez gerekçeleri; sözde “namus” adına işlenen şuçlar da dâhil

1. Taraf Devletler, bu Sözleşme kapsamında yer alan şiddet eylemlerinden herhangi birinin gerçekleşmesini takiben başlatılan cezai işlemlerde kültür, örf ve adet, gelenek veya sözde “namus”un bu eylemlerin gerekçesi olarak kabul edilmemesini sağlamak üzere gereken yasal veya diğer tedbirleri alır. Bunlar arasına, özellikle, mağdurun, kültürel, dinî, toplumsal ya da geleneksel olarak kabul gören uygun davranış normlarını ve âdetlerini ihlal ettiği iddiaları da dâhildir.

2. Taraf Devletler, herhangi bir kişinin bir çocuğu 1. fıkrada bahsedilen eylemlerden herhangi birini işlemeye tahrik etmiş olmasının söz konusu kişinin gerçekleştirilen eylemlerle ilgili cezai sorumluluğunu azaltmamasını sağlamak üzere gereken yasal veya diğer tedbirleri alır.

Madde 43 – Cezayı gerektiren suçların uygulanması

Bu Sözleşme uyarınca tanımlanan suçlar, mağdur ile failin arasındaki ilişkinin niteliğine bakılmaksızın uygulanacaktır.

Madde 44 – Yargılama yetkisi

1. Taraf Devletler bu Sözleşme uyarınca belirlenen herhangi bir suç:

a. topraklarında; veya
b. bayrakları bulunan gemilerde; veya
c. yasalarında kaydı bulunan uçaklarda; veya
d. vatandaşları tarafından; veya
e. daimi ikameti kendi topraklarında bulunan bir kişi tarafından
işlendiğinde yargılama yetkisine sahip olmak üzere gereken yasal veya diğer tedbirleri alır.

2. Taraf Devletler, bu Sözleşme uyarınca kabul edilen her suç, kendi vatandaşlarından herhangi birine veya daimi ikameti kendi topraklarında bulunan bir kişiye karşı işlendiğinde yargılama yetkisine sahip olmak üzere gereken yasal veya diğer tedbirleri almaya çaba gösterirler.

3. Taraf Devletler, bu Sözleşme’nin 36., 37., 38. ve 39. maddeleri uyarınca kabul edilen suçlar hakkında açılan kovuşturmalarda suçların işlendiği ülkede cezalandırılması koşulunun yargılama yetkisinin önüne geçmemesini sağlamak üzere gereken yasal veya diğer tedbirleri alır.

4. Taraf Devletler, kovuşturmanın suçun mağdurunun yapacağı bildirim ya da suçun işlendiği devletin beyanı üzerine başlatılması koşulunun bu Sözleşme’nin 36., 37., 38. ve 39. maddeleri uyarınca kabul edilen suçlar hakkında açılan kovuşturmalarda 1. fıkranın d ve e bentleri ile ilgili yargılama yetkisinin önüne geçmemesini sağlamak üzere gereken yasal veya diğer tedbirleri alır.

5. Taraf Devletler, fail olduğu iddia edilen kişinin kendi ülkelerinde bulunduğu ve Taraf Devletler’in faili, kendi vatandaşı olduğu ülkeye geri vermemeleri durumlarında bu Sözleşme uyarınca kabul edilen suçlar hakkında yargılama yetkisine sahip olmak üzere gereken yasal veya diğer tedbirleri alır.

6.
Bu Sözleşme gereğince fail olduğu iddia edilen kişi üzerinde birden fazla Taraf Devletin yargılama yetkisini kullanmayı iddia ettiği durumda, Taraf Devletler, gerekirse, kovuşturma için en uygun yargılamaya karar vermek amacıyla görüşürler.

7. Uluslararası hukukun genel kuralları saklı kalmak kaydıyla, bu Sözleşme bir Taraf Devletin kendi iç hukukuna göre sahip olduğu herhangi bir cezai yargılama yetkisini dışlamaz.

Madde 45 - Yaptırımlar ve önlemler

1. Taraf Devletler, bu Sözleşme uyarınca tanımlanan suçların ciddiyetini dikkate alarak etkili, orantılı ve caydırıcı yaptırımlarla cezalandırılmalarını sağlamak üzere gereken yasal veya diğer önlemleri alır. Bu yaptırımlar, ihtiyaç bulunması halinde, suçlunun iadesine neden olabilen özgürlükten yoksun bırakmayı gerektiren kararları da içerir.

2. Taraf Devletler, faillere yönelik olarak:
- mahkûmların denetlenmesi ve izlenmesi;
- mağdurun güvenliğini de içerebilen çocuğun menfaati ilkesi başka bir yolla garanti altına alınamıyorsa velayet hakkının elinden alınması
gibi diğer tedbirleri alabilir
.
Madde 46 - Cezayı ağırlaştırıcı nedenler

Taraf Devletler, halihazırda suçun unsurlarından bir kısmını oluşturmuyorlarsa, aşağıdaki koşulların, ilgili iç hukuk kurallarına uygun biçimde, bu Sözleşmede tanımlanan suçlar bağlamında verilecek cezayı ağırlaştırıcı nitelikteki koşullar olarak sayılmasını sağlamak üzere gereken yasal veya diğer tedbirleri alır:

a. bir suç iç hukuk tarafından tanınan eski veya şimdiki eş ya da partnere karşı ailenin bir ferdi, mağdurla evlilik dışı ilişki yaşayan veya kendi otoritesini kötüye kullanan bir kişi tarafından işlenmişse;

b. bir suç veya ilgili suçlar mükerreren işlenmişse;

c. suç, çeşitli şartlar nedeniyle savunmasız durumdaki bir kişiye karşı işlenmişse;

d. suç, bir çocuğa karşı veya bir çocuğun önünde işlenmişse;

e. suç, iki ya da daha fazla kişi tarafından birlikte işlenmişse;

f. suç işlenmeden önce ya da suç esnasında aşırı düzeyde şiddet uygulanmışsa;

g. suç, silah kullanılarak veya silahla tehdit ederek işlenmişse;

h. suç mağdur için ağır fiziksel veya psikolojik hasarla sonuçlanmışsa;

i. fail, aynı nitelikteki suçlar nedeniyle daha öncesinde mahkum edilmişse.

Madde 47 – Diğer Taraf ülke tarafından onaylanan cezalar

Taraf Devletler bu Sözleşme uyarınca kabul edilen suçlarla ilgili cezaya karar verirken, bir başka Taraf Devlet tarafından verilen nihai cezaların dikkate alınması olanağını sağlamak üzere gereken yasal veya diğer tedbirleri alır.

Madde 48 – Zorunlu alternatif çatışma çözümü veya cezalandırma süreçlerinin yasaklanması

1.
Taraf Devletler, bu Sözleşme’nin kapsamına giren bütün şiddet biçimleriyle ilgili olarak, arabuluculuk ve uzlaştırma da dâhil olmak üzere zorunlu alternatif çatışma çözüm süreçlerini yasaklamak üzere gereken yasal veya diğer tedbirleri alır.

2. Taraf Devletler, bir para cezası emredildiği takdirde failin mağdura karşı mâli yükümlülüklerini yerine getirip getiremeyeceğini göz önünde bulundurmak üzere gereken yasal ve diğer tedbirleri alır.

Bölüm 6 – Soruşturma, kovuşturma, usul hukuku ve koruyucu önlemler

Madde 48 – Genel yükümlülükler

1. Taraf Devletler, bu Sözleşme’nin kapsamına giren bütün şiddet biçimleriyle ilgili soruşturma ve yargılamaların usule aykırı bir gecikme olmaksızın görülmesini ve ceza davasının tüm aşamalarında mağdurun haklarının dikkate alınmasını sağlamak üzere gereken yasal veya diğer tedbirleri alır.

2. Taraf Devletler, bu Sözleşme’de tanımlanan suçların etkili biçimde soruşturulmasını ve kovuşturulmasını sağlamak üzere, temel insan hakları ilkelerine uygun biçimde ve cinsiyetlendirilmiş şiddet anlayışını göz önünde bulundurarak, gereken yasal veya diğer tedbirleri alır.

Madde 50 – Acil müdahale, önleme ve koruma

1. Taraf Devletler bu Sözleşme kapsamına giren bütün şiddet biçimlerine karşı, sorumlu kolluk kuvvetlerinin mağdurlara yeterli ve acil koruma sunarak derhal ve gerektiği gibi müdahale etmelerini sağlamak üzere gereken yasal veya diğer tedbirleri alır.

2. Taraf Devletler, sorumlu kolluk kuvvetlerinin bu Sözleşme kapsamına giren bütün şiddet biçimlerinin önlenmesi ve bunlara karşı koruma sağlanması için, önleyici operasyonel tedbirlerin alınması ve delillerin toplanması da dahil, anında ve gerektiği gibi müdahale etmelerini sağlamak üzere gereken yasal veya diğer tedbirleri alır.

Madde 51 – Risk değerlendirmesi ve risk yönetimi

1. Taraf Devletler, tüm ilgili yetkililerin riski yönetmek ve eğer gerekliyse eşgüdümlü koruma ve destek sağlamak için ölüm riskinin, durumun ciddiyetinin ve şiddetin tekrarlanması riskinin değerlendirilmesinin yapılmasını sağlamak üzere gereken yasal veya diğer tedbirleri alır.

2. Taraf Devletler 1. fıkrada bahsedilen değerlendirmenin, usulüne uygun olarak bu Sözleşme kapsamında yer alan şiddet eylemlerinin faillerinin ateşli silah taşıyor olmalarını veya ateşli silaha erişme imkânlarını, soruşturmanın tüm aşamasında ve koruyucu önlemlerin uygulanması sırasında dikkate alan gereken yasal veya diğer tedbirleri alır.

Madde 52 – Acil durumda uzaklaştırma kararları

Taraf Devletler, yetkili makamların yakın tehlike halinde aile içi şiddet failinin mağdurun veya risk altında olan kişinin ikametini yeterli zaman dilimi içerisinde terk etmesini emretme ve failin mağdurun ikametine girmesini ya da mağdurla veya risk altında olan kişiyle irtibata geçmesini yasaklama yetkisine sahip olmasını sağlamak üzere gereken yasal veya diğer tedbirleri alır. Bu madde gereğince alınacak tedbirlerde, mağdurun veya risk altındaki kişinin güvenliğinin sağlanmasına öncelik verilir.

Madde 53 – Kısıtlama veya koruma kararları

1. Taraf Devletler bu Sözleşme’nin kapsamına giren bütün şiddet biçimlerinin mağdurlarının uygun kısıtlama veya koruma kararlarından yararlanmasını sağlamak üzere gereken yasal veya diğer tedbirleri alır.

2. Taraf Devletler 1. fıkrada bahsedilen kısıtlama veya koruma kararlarının:

- acil koruma sağlamaya yönelik olmasını ve mağdura gereksiz mali veya idari külfet doğurmamasını;

- belirli bir süre için ya da değiştirilene ya da kaldırılana kadar geçerli olmasını;

- gerekli olduğunda hemen etki yaratacak şekilde nizasız (ex parte) alınmasını;

- diğer yargı süreçlerini dikkate almaksızın ya da bunlara ek olarak alınmasını;

- daha sonra başlatılacak yargı süreçlerine dahil edilmesini

sağlamak üzere gereken yasal veya diğer önlemleri alır.

3. Taraf Devletler 1. fıkrada saptanan kısıtlama veya koruma emirlerinin ihlallerin etkili, orantılı ve caydırıcı cezai veya diğer yasal yaptırımlara tabi olmasını sağlamak üzere gereken yasal veya diğer tedbirleri alır.

Madde 54 – Sorgulamalar ve kanıt

Taraf Devletler herhangi bir hukuk veya cezai davada mağdurun cinsel geçmişi ve davranışıyla ilgili var olan kanıtlara yalnızca davayla ilgili ve gerekliyse izin verilmesini sağlamak üzere gereken yasal veya diğer önlemleri alır.

Madde 55 – Nizasız (ex parte) ve re’sen (ex officio) yargılama

1. Taraf Devletler, bu Sözleşme’nin 35, 36, 37, 38 ve 39. maddelerinde tanımlanan suçlarla ilgili soruşturma ve kovuşturmaların, suçun kısmen ya da tamamen kendi topraklarında işlenmiş olması durumunda, mağdurun ifadesine ya da şikayetine bağlı olmamasını ve mağdurun ifadesini ya da şikayetini geri çekmesi durumunda dahi devam edebilmesini sağlar.

2. Taraf Devletler, kendi iç hukuk kurallarının öngördüğü koşullara uygun biçimde, bu Sözleşme’de kabul edilen suçlarla ilgili yürütülen soruşturma ve yargılamalarda mağdurun kendi talebi doğrultusunda kamu kuruluşlarından ve hükümet dışı örgütlerden ve aile içi şiddet danışmanlarından yardım ve/ veya destek almasına olanak sağlamak üzere gereken yasal veya diğer tedbirleri alır.

Madde 56 – Koruma önlemleri

1. Taraf Devletler, sorgulama ve hukuki işlemlerin tüm aşamasında mağdurların haklarını ve menfaatlerini, tanık durumunda olduklarında özel ihtiyaçlarını da dâhil ederek korumak için:

a. onların aynı zamanda ailelerinin ve tanıkların, gözdağından, misillemeden ve mağdur olma durumunun tekrarlanmasından korunmalarını sağlamak;

b. mağdurun, en azından kendisinin veya ailesinin tehlikede olabileceği durumlarda, failin kaçtığı ya da geçici veya kati olarak serbest bırakıldığı hakkında bilgilendirilmesini sağlamak;

c. iç hukuk kurallarının öngördüğü koşullar altında mağdurlara hakları ve faydalanabilecekleri hizmetler ve şikayetlerinin takibi, masraflar, sorgulama veya davaların genel prosedürü ve onların prosedür içindeki rolleri, ek olarak davalarının sonuçları hakkında bilgi vermek;

d. mağdurun iç hukuk kurallarının usulüne uygun olarak sesinin duyulmasını, kanıt temin etmesini ve kendi görüşlerini, ihtiyaçlarını ve kaygılarını doğrudan veya bir aracıyla sunmasını ve bunların dikkate alınmasını sağlamak;

e. mağdurlara haklarının ve menfaatlerinin usule uygun olarak sunulması ve dikkate alınması için uygun destek hizmeti sunmak;

f. mağdurun özel yaşantısı ve görüntüsünü korumak için tedbirlerin alınmasını sağlamak;

g. mağdur ve failler arasındaki iletişimin mahkemede ve kolluk kuvvetlerinin mevkiinde, mümkün olduğu ölçüde önlenmesini sağlamak;

h. davaya taraf olarak katılan ya da kanıt sunan mağdurlara bağımsız ve yetkin çevirmenler sağlamak;

i. iç hukuk kurallarına uygun biçimde, mağdurun esasen mevcut ve uygun iletişim teknolojilerinden yararlanarak mahkeme salonuna gitmeden ya da en azından fail olduğu iddia edilen kişinin mahkeme salonunda bulunmadığı bir ortamda ifade vermesini sağlamak
üzere gereken yasal veya diğer tedbirleri alır.

2. Kadına yönelik şiddet ve aile içi şiddet mağduru ve tanığı olan bir çocuğa, çocuğun yararı ilkesini dikkate alarak uygun durumlarda özel koruma önlemleri sağlanacaktır.

Madde 57 – Adli yardım

Taraf Devletler, mağdurların iç hukuk kurallarının öngördüğü koşullar altında hukuki yardım ve ücretsiz adli yardım alma hakkını temin eder.

Madde 58 – Zaman aşımı

Taraf Devletler, bu Sözleşme’nin 36, 37, 38 ve 39. maddelerinde tanımlanan suçlarla ilgili yasal işlemlerin başlatılması için öngörülen zaman aşımı süresinin, mağdurun reşit olmasından sonra etkili bir dava sürecini başlatmaya olanak tanıyacak şekilde, yeterli bir süre devam etmesini ve suçun ağırlığıyla orantılı sağlamak üzere gereken yasal veya diğer tedbirleri alır.

Bölüm 7 – Göç ve sığınma
Madde 59 – Oturma izni

1. Taraf Devletler, ikametgâh durumu iç hukuk tarafından tanınan eş veya partnere bağlı olan mağdurlara, evliliğin veya ilişkinin bozulması durumunda özellikle zor koşullarda, başvuru üzerine, evliliğin ya da ilişkinin süresini dikkate almaksızın özerk oturma izninin verilmesini sağlamak üzere gereken yasal veya diğer tedbirleri alır. Özerk oturma izninin verilmesine ve süresine ilişkin koşullar iç hukuk tarafından belirlenir.

2. Taraf Devletler ikametgâh durumu iç hukuk tarafından tanınan eş veya partnere bağlı olan mağdurların ikametgah nedeniyle başlatılan sınır dışı işlemlerini özerk oturma izni için başvurmalarına olanak sağlayacak şekilde durdurabilmelerini sağlamak üzere gereken yasal veya diğer tedbirleri alır.

3. Taraf Devletler, aşağıdaki durumlardan biri veya her ikisi birden söz konusu olduğunda mağdurlara yenilenebilir oturma izni verir:

a. yetkili makam mağdurların, kişisel durumlarının bir gereği olarak kalmalarının gerekli olduğunu uygun bulduğu taktirde;

b. yetkili makam mağdurların, soruşturma veya cezai işlemler sırasında yetkili makamlarla işbirliği içinde olmaları amacıyla kalmalarının gerekli olduğunu uygun bulduğu taktirde.

4. Taraf Devletler evlilik amacıyla başka bir ülkeye getirilen ve sonucunda daimi olarak yaşadıkları ülkenin oturma iznini kaybeden zorla evlilik mağdurlarına, izinlerini geri alabilmelerini sağlamak üzere gereken yasal veya diğer tedbirleri alır.

Madde 60 – Cinsiyete dayalı sığınma talebi

1. Kadına yönelik cinsiyete dayalı şiddetin, Mültecilerin Statüsüne İlişkin 1951 Sözleşmesi 1A(2) Maddesi anlamında zulüm olarak ve tamamlayıcı/ ikincil korumayı gerektiren ciddi hasar biçimi olarak tanınabilmesini sağlamak üzere gereken yasal veya diğer tedbirleri alır.

2. Taraf Devletler, Sözleşme’de tanımlanan tüm gerekçelerin toplumsal cinsiyete duyarlı bir şekilde yorumlanmasını ve bu gerekçelerden herhangi biri ya da bir kaçı nedeniyle zulüm görme tehdidi söz konusuysa başvuru sahiplerine, yürürlükteki ilgili araçlarla mülteci statüsünün tanınmasını güvence altına alır.

3. Taraf Devletler sığınma başvurusu yapanlar için toplumsal cinsiyete duyarlı kabul usullerini ve destek hizmetlerini ve yanı sıra toplumsal cinsiyet yönergelerini ve mülteci statüsünün belirlenmesi ve uluslararası koruma için başvuruyu da kapsayan, toplumsal cinsiyete duyarlı sığınma usullerini geliştirmek için gereken yasal veya diğer tedbirleri alır.

Madde 61 – Geri göndermeme

1.
Taraf Devletler, uluslararası hukuk çerçevesindeki yükümlülükleri uyarınca geri göndermeme ilkesinin tanınması için gereken yasal veya diğer tedbirleri alır.

2. Taraf Devletler statüsü ve ikametine bakılmaksızın korumaya muhtaç kadına yönelik şiddet mağdurlarının hayatlarının risk altında olabileceği ya da işkenceye veya insanlık dışı muameleye veya cezalandırılmaya maruz kalabilecekleri hiçbir ülkeye hiçbir durum altında iade edilmeyeceklerini güvence altına almak üzere gereken yasal veya diğer önlemleri alır.

Bölüm 8 – Uluslararası İşbirliği
Madde 62- Genel ilkeler


1.
Taraf Devletler bu Sözleşme’nin hükümleri uyarınca, medeni ve cezai konulardaki işbirliğinin ilgili uluslararası ve bölgesel araçlarının uygulanması ve iç hukuk kuralları ile karşılıklı mevzuatlarına dayanarak kararlaştırılan düzenlemeler vasıtasıyla aşağıda belirtilen amaçlar dâhilinde, mümkün olan en geniş kapsamda işbirliği yapar:

a. bu Sözleşme’nin kapsamına giren bütün şiddet biçimlerinin önlenmesi ve şiddete karşı mücadele edilmesi;

b. mağdurların korunması ve mağdurlara yardım sağlanması;

c. Sözleşme uyarınca kabul edilen suçlarla ilgili soruşturmalar ya da yargılamalar;

d. Koruma emirleri de dahil, Taraf Devletlerin yargı makamlarınca verilen hukuk ya da ceza kararlarının uygulanması.

2. Taraf Devletler, Sözleşme uyarınca kabul edilen, ikamet ettikleri ülke haricinde başka bir Taraf Devlet’in topraklarında işlenen suçlardan mağdur olanların, ikamet ettikleri devletin yetkili makamlarından önce şikâyette bulunmalarını sağlamak için gereken yasal veya diğer tedbirleri alır.

3. Bu sözleşmeye taraf bir başka Taraf Devlet tarafından hukuk ya da ceza davalarında verilen kararların uygulanması ya da suçluların iadesi ve suçla mücadelede anlaşma temelinde karşılıklı işbirliği yapan bir taraf Devlet, bu Sözleşmede tanımlanan suçlarla ilgili olarak hukuk ya da ceza davalarında verilen kararların uygulanması ya da suçluların iadesi ve suçla mücadele konusunda henüz böyle bir anlaşma yapmadığı bir Taraf Devletten böyle bir işbirliği talebi aldığında, karşılıklı işbirliği için bu Sözleşmenin esas alınmasını dikkate alabilir.

4. Taraf Devletler, 18. maddenin 5. paragrafı uyarınca mağdurların korunmasını kolaylaştırmak amacıyla üçüncü devletler ile ikili ve çok taraflı anlaşmalar da dahil olmak üzere, kadına yönelik şiddet ve aile içi şiddetin önlenmesi ve şiddetle mücadeleyi üçüncü ülkelerin yararlandığı kalkınma amaçlı yardım programlarına, ihtiyaç bulunması halinde, entegre etmeye çalışır.

Madde 63 – Risk altındaki kişilerle ilgili tedbirler

Bir Taraf Devlet’in, başka bir taraf ülke topraklarında yaşayan bir kişinin bu Sözleşme’nin 36, 37, 38 ve 39. maddelerinde belirtilen bir şiddet eylemine her an maruz kalma riskinin olduğuna dair makul sebepleri varsa, bilgisi olan bu Taraf Devletin gerekli koruma önlemlerinin alınmasını sağlamak amacıyla elindeki bilgileri gecikmeden, bahsedilen kişinin sınırları içerisinde olduğu ülkeye iletmesi teşvik edilmektedir. Uygulanabildiği yerde, bu bilgi, risk altındaki kişinin yararı için mevcut koruma önlemleri hakkında ayrıntılı bilgi içermelidir.

Madde 64 – Bilgi Edinme

1. Gerekli önlemlerin alınmasının talep edildiği Taraf Devlet, bu önlemlerin alınmasını talep eden Taraf Devlet’i bu madde altında yapılan eylemin nihai sonucu konusunda hızlı bir şekilde bilgilendirmelidir. Gerekli önlemlerin alınmasının talep edildiği Taraf Devlet, istenilen önlemlerin uygulanmasını imkânsız kılan ya da bu önlemlerin uygulanmasının gecikmesi muhtemel olduğu durumlarda da önlemlerin alınmasını talep eden Taraf Devlet’i derhal bilgilendirmelidir.

2. Taraf Devlet, önceden talep olmadan, kendi iç hukuk sınırları içerisinde, kendi yaptığı soruşturma çerçevesinde edindiği bilgiyi, bu bilginin diğer Taraf Devlet’e bu Sözleşme uyarınca kabul edilen ve ceza gerektiren suçları önlemede, soruşturma başlatma ve yürütmede, bu tür ceza gerektiren suçların kovuşturmasında yardımcı olabileceğini düşündüğünde ya da kendi soruşturması kapsamında edindiği bu bilginin bu madde altında diğer Taraf Devlet tarafından işbirliği talebine yol açacağını düşündüğünde, edindiği bilgiyi diğer ülkeye iletebilir.

3. 2 paragraf uyarınca konuyla ilgili herhangi bir bilgi alan Taraf Devlet, bu bilgileri, uygun görüldüğünde davanın açılması için ya da bu bilginin ilgili medeni ve cezai davalarda dikkate alınması için kendi ülkesindeki yetkili makamlarına ibraz etmelidir.

Madde 65 – Veri Koruma

Kişisel bilgiler, Taraf Devletlerin Kişisel Verilerin Otomatik İşlemden Geçirilme Sürecinde Bireylerin Korunması Hakkında Sözleşme (ETS No.108) altındaki yükümlülüklerine uygun biçimde saklanmalı ve kullanılmalıdır.

Bölüm 9 – İzleme mekanizması

Madde 66 – Kadına yönelik şiddet ve aile içi şiddete karşı uzman eylem grubu

1. Kadına yönelik şiddet ve aile içi şiddete karşı uzman eylem grubu (bundan sonra “GREVIO” olarak geçecek olan) Sözleşme’nin Taraf Devletler’ce uygulanmasını izleyecektir.

2. GREVIO, cinsiyet ve coğrafi dağılım dengesine ek olarak çok disiplinli uzmanlık bilgileri de dikkate alınarak en az 10, en fazla 15 üyeden oluşur. Üyeleri, Taraflar Komitesi tarafından Taraf Devletler’ce aday gösterilenler arasından, dört yıl boyunca bir kez yenilenebilir şekilde ve Taraf Devletler’in vatandaşları arasından seçilir.

3. İlk başta 10 üyenin seçimi, bu Sözleşme’nin yürürlüğe girmesini izleyen bir yıl içerisinde yapılır. Ek beş üyenin seçimi 25. onay veya katılımı takiben yapılır.

4. GREVIO üyelerinin seçimi aşağıdaki ilkelere bağlıdır:

a. üyeler, insan hakları, toplumsal cinsiyet eşitliği, kadına yönelik şiddet ve aile içi şiddet, mağdurların korunması ve onlara yardımcı olma alanında yetkinliğe sahip olarak bilinen yüksek ahlaki karaktere sahip olan veya bu Sözleşme kapsamında belirlenen alanlarda profesyonel deneyimini göstermiş olan kişiler arasından şeffaf bir prosedür içerisinde seçilir;

b. GREVIO’nun (herhangi) iki üyesi aynı ülkenin vatandaşı olamaz;

c. üyeler temel yasal sistemleri temsil etmelidirler;

d. üyeler kadına yönelik şiddet ve aile içi şiddet alanında ilgili aktör ve organları temsil etmelidirler;

e. üyeler kendi şahsi sıfatlarıyla görev yaparlar. Görevlerini yerine getirirken bağımsız ve tarafsızdırlar ve görevlerini etkili bir şekilde yerine getirmeye hazırdırlar.

5.
GREVIO’nun üyelerinin seçim prosedürü, Sözleşme’nin yürürlüğe girmesini takiben altı ay içerisinde Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi tarafından, Taraf Devletlerle istişare edildikten ve oybirliği sağlandıktan sonra belirlenir.

6. GREVIO kendi iç tüzüğünü kendisi belirler.

7.
GREVIO üyeleri ve 68. maddenin 9. ve 14. fıkralarında düzenlendiği gibi ülke ziyaretleri gerçekleştiren heyetlerin diğer üyeleri, Sözleşme’nin ek bölümünde kabul edilen imtiyaz ve muafiyetlerden yararlanırlar.

Madde 67 – Taraf Devlet Komitesi

1. Taraf Devlet Komitesi, Taraf Devletler’in Sözleşme’deki temsilcilerinden oluşur.

2. Taraf Devlet Komitesi, Avrupa Konseyi Genel Sekreteri tarafından toplanır. Komite’nin ilk toplantısı GREVIO üyelerini seçmek için Sözleşme’nin yürürlüğe girmesini takiben 1 yıl içerisinde yapılır. Sonrasında Komite, Taraf Devletlerin 3’te 1’i, Taraf Devlet Komitesi’nin Başkanı veya Genel Sekreter talep ettiği zaman toplanır.

3. Taraf Devlet Komitesi kendi iç tüzüğünü kendisi yapar.

Madde 68 – İç tüzük

1. Taraf Devletler, GREVIO tarafından incelenmek üzere Avrupa Konseyi Genel Sekreteri’ne bu Sözleşme hükümlerine etkililik kazandırmak için aldıkları hukuki ve diğer tedbirleri içeren GREVIO tarafından hazırlanan soru formuna dayanan raporu sunar.

2. GREVIO, 1. fıkra uyarınca sunulan raporu, Taraf Devlet’in ilgili temsilcileriyle birlikte inceler.

3. Sonraki değerlendirme usulleri, uzunluğuna GREVIO tarafından karar verilen dönemlere ayrılır. Her dönemin başında GREVIO, değerlendirme usulünün dayandığı belirli hükümleri seçer ve soru formu gönderir.

4. GREVIO izleme usulünü tamamlamak için uygun araçları tanımlar. GREVIO özellikle her değerlendirme süreci için, Taraf Devletler tarafından değerlendirme usulünün uygulanmasının gerekçesi olarak hizmet edecek anketi kabul eder. Soru formu, tüm Taraf Devletler tarafından ele alınır. Taraf Devletler soru formuna ek olarak GREVIO’dan gelen daha başka bilgi talebine yanıt verir.

5. GREVIO, Sözleşme’nin uygulaması hakkında ilgili hükümet dışı örgütlerden ve sivil toplumdan ek olarak ulusal kurumlardan insan haklarının korunması amacıyla bilgi alabilir.

6. GREVIO Sözleşme’nin alanına giren diğer bölgesel ve uluslararası belgelerden ve birimlerden alınan mevcut bilgilere gereken önemi gösterir.

7. Her değerlendirme dönemi için soru formu kabul edildiğinde GREVIO, mevcut verilere ve Sözleşme’nin 11. maddesinde bahsedildiği gibi Taraf Devletler’deki araştırmalara gereken önemi gösterir.

8. GREVIO, Sözleşme’nin uygulamasıyla ilgili Avrupa Konseyi İnsan Hakları Komiseri, Parlamenter Meclisi ve Avrupa Konseyi’nin diğer ilgili uzmanlaşmış birimlerinden, ek olarak diğer uluslararası belgelere referansla kurulan birimlerden bilgi alabilir. Bu birimlere sunulan şikâyetler ve bunların çıktıları GREVIO’ya ulaştırılacaktır.

9. GREVIO, ulusal makamlarla işbirliği içerisinde ve bağımsız ulusal uzmanların yardımıyla, edinilen bilginin yetersiz olmasına veya 14. fıkranın öngördüğü durumlara bağlı olarak ülke ziyaretlerleri organize eder. GREVIO ziyaretler boyunca belirli alanlarda uzmanlaşmış kişiler tarafından desteklenebilir.

10. GREVIO Sözleşme hükümlerinin uygulanmasına ait değerlendirmelere dayanan analizleri içeren bir rapor taslağı hazırlar, ek olarak taslağın öneri ve teklifleri, ilgili Taraf Devlet bakımından belirlenen sorunları ele alabilir. Değerlendirmeye tabii tutulan rapor taslağı, Taraf Devlet’e yorumlarını almak için iletilir. Raporun yayımlanmasında Taraf Devlet’in yorumları dikkate alınır.

11. Taraf Devletler tarafından gelen yorumlar ve alınan bilgilere dayanarak GREVIO, Taraf Devlet tarafından Sözleşme’nin hükümlerini uygulamak için alınan tedbirleri içeren kendi rapor ve elde ettiği sonuçları yayınlar. Bu rapor ve varılan sonuçlar ilgili Taraf Devlet’e ve Taraf Devletler Komitesi’ne gönderilir. Rapor ve GREVIO’nun vardığı sonuçlar, Taraf Devlet’in nihai yorumlarıyla birlikte, bunların kabulü sırasında yapıldığı gibi, kamuya açıklanır.

12. 1. ilâ 8. fıkraların hükümleri saklı kalmak üzere, GREVIO’nun raporu ve vardığı sonuçlara dayanarak Taraf Devletler Komitesi, Taraf Devlet’e yönelik (a) GREVIO’nun vardığı sonuçların uygulanması için alınan tedbirlerle ilgili, eğer gerekliyse tedbirlerin uygulamalarıyla ilgili bilgilerin sunulması için bir zaman belirleyerek ve (b) Taraf Devlet ile Sözleşme’nin gerektiği şekilde uygulanması için işbirliğini geliştirme amacıyla tavsiyeler yayınlar.

13. GREVIO, Sözleşme’yle ilgili ciddi ihlalleri önlemek ya da boyutunu veya sayısını azaltmak için acil dikkat gerektiren sorunların var olduğu bir duruma işaret eden güvenilir bilgiler aldığında, kadına yönelik ciddi, büyük veya süreğen şiddet biçimlerinin önlenmesi için alınan tedbirlere ilişkin özel bir raporun acilen sunulmasını talep edebilir.

14. İlgili Taraf Devlet tarafından sunulan bilgiler göz önüne alınarak, ek olarak daha başka güvenilir bilgi bulunduğunda, GREVIO soruşturma yürütülmesi ve acilen GREVIO’ya raporlanması için bir veya birden fazla üyesini belirler. Gerekli bulunduğu takdirde ve Taraf Devlet’in rızasıyla soruşturma, Taraf Devlet’e ziyareti içerebilir.

15. 14. fıkrada belirtilen soruşturmada elde edilen bulgular incelendikten sonra GREVIO, bu bulguları ilgili Taraf Devlet’e ve ihtiyaç bulunması halinde Taraf Devletler Komitesi’ne ve Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi’ne diğer yorum ve tavsiyelerle birlikte iletir.

Madde 69 – Genel tavsiyelerGREVIO ihtiyaç bulunması halinde Sözleşme’nin uygulanması hakkında genel tavsiyeleri kabul eder.

Madde 70 – İzlemeye parlamenter katılım

1. Ulusal parlamentolar, Sözleşme’nin uygulanması içi alınan tedbirlerin izlenmesine katılmaları için davet edilebilir.

2. Taraf Devletler GREVIO’nun raporlarını kendi ulusal parlamentolarında sunabilir.

3. Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi, Sözleşme’nin uygulanmasını değerlendirmek için düzenli olarak davet edilir.

Bölüm 10 – Diğer uluslararası belgelerle olan ilişki

Madde 71 - Diğer uluslararası belgelerle olan ilişki

1. Bu Sözleşme, Sözleşme’ye Taraf Devletlerin taraf olduğu veya olacağı ve bu Sözleşme’nin hükmettiği meselelerdeki hükümleri içeren diğer uluslararası belgelerden kaynaklı yükümlülükleri etkilemez.

2. Bu Sözleşme’ye Taraf Devletler, Sözleşme’nin hükümlerini tamamlamak veya güçlendirmek ya da somutlaştırılan ilkelerin uygulanmasını kolaylaştırmak amacıyla bu Sözleşme’de değinilen meselelerde birbirleriyle iki ya da çok taraflı anlaşmalar yapabilir.

Bölüm 11 – Sözleşme’de değişiklikler

Madde 72- Değişiklikler

1. Taraf Devlet tarafından sunulan Sözleşme’deki her değişiklik önerisi, Avrupa Konseyi Genel Sekreteri’ne iletilir ve kendisi tarafından Avrupa Konseyi üye ülkelerine, her imzalayan Devlet’e, Taraf Devlet’e, Avrupa Birliği’ne ve 75. madde hükümleri uyarınca bu Sözleşme’yi imzalamaya çağrılan her devlete ve 76. madde hükümleri uyarınca bu Sözleşme’yi kabul etmeye çağrılan her devlete yönlendirilir.

2. Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi, Avrupa Konseyi üyesi olmayan Sözleşme’nin Taraf Devletleri’nin görüşüne başvurduktan sonra değişiklik önerisini dikkate alır ve Avrupa Konseyi Statüsü’nün 20. maddesinin d fıkrasında öngörüldüğü gibi çoğunluğa göre değişikliği kabul eder.

3. 2. fıkra uyarınca Bakanlar Komitesi tarafından kabul edilen her değişiklik metni, kabul için Taraf Devletlere iletilir.

4. 2. fıkra uyarınca kabul edilen her değişiklik, tüm Taraf Devletlerin, Genel Sekreter’i değişikliği kabul ettikleri hakkında bilgilendirdiği tarihten sonraki bir aylık süre sonunu takiben ayın ilk günü yürürlüğe girer.

Bölüm 12 – Son hükümler
Madde 73 – Sözleşme’nin etkileri

Bu Sözleşme’nin hükümleri, kadına yönelik şiddet ve aile içi şiddetin önlenmesi ve bunlarla mücadelede kişilere daha uygun haklar sağlayan iç hukuk hükümlerine ve yürürlükte olan veya yürürlüğe konabilecek olan bağlayıcı uluslararası belgelere halel getirmez.

Madde 74 - Uyuşmazlığın çözümü

1. Taraf Devletler, Sözleşme’nin uygulanması veya yorumlanması sırasında doğabilecek her uyuşmazlığı müzakere, uzlaşma, hakemlik gibi araçlarla veya karşılıklı anlaşmayla kabul edilen diğer barışçı çözüm yollarıyla çözmek için çaba göstereceklerdir.

2. Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi Taraf Devletlere, uyuşmazlık sırasında kullanmak için üzerinde mutabakata varmaları koşuluyla çözüm yöntemleri sağlayabilir.

Madde 75 – İmzalama ve yürürlüğe girme

1. Bu Sözleşme Avrupa Konseyi üyelerinin ve Sözleşme’nin hazırlanmasına katılan üye olmayan ülkelerin ve Avrupa Birliği’nin imzasına açıktır.

2. Bu Sözleşme kabule veya onaya tabidir. Kabul veya onay belgeleri Avrupa Konseyi Genel Sekreteri’ne verilir.

3. Bu Sözleşme 2. fıkranın hükümleri uyarınca, Sözleşme tarafından bağlı kılınma rızalarını açıklayan en az sekizi Avrupa Konseyi üyesi olan on Devlet tarafından imzalanmasından sonraki üç aylık süre sonunu takiben ayın ilk günü yürürlüğe girer.

4. 1. fıkrada bahsedilen, sonradan Sözleşme tarafından bağlı kılınma rızasını açıklayan her devlet ve Avrupa Birliği açısından Sözleşme, kabul veya onay belgelerinin verildiği tarihten sonraki üç aylık süre sonunu takiben ayın ilk günü yürürlüğe girer.

Madde 76 – Sözleşme’ye katılım

1. Sözleşme yürürlüğe girdikten sonra, Taraf Devletlerin Sözleşme’yi istişare etmelerinin ve oybirliğinin sağlanmasının ardından Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi, Avrupa Konseyi’ne üye olmayan ve Sözleşme’nin hazırlanmasına katılmamış olan herhangi bir devleti, Avrupa Konseyi Statüsü’nün 20. maddesinin d fıkrası gereğince oyçokluğuyla ve Bakanlar Komitesi’ne katılmaya yetkili Taraf Devlet temsilcilerinin oybirliğiyle Sözleşme’yi kabul etmesi için davet edebilir.

2.
Kabul eden her devlet açısından Sözleşme, katılım belgesinin Avrupa Konseyi Genel Sekreteri’ne verilmesinden sonraki üç aylık süre sonunu takiben ayın ilk günü yürürlüğe girer.

Madde 77 – Ülkelerde uygulama

1. Her devlet veya Avrupa Birliği, imza sırasında veya kabul, onay veya katılım belgelerini verirken Sözleşme’nin uygulanacağı bölgeyi veya bölgeleri belirtebilir.

2. Herhangi bir Taraf Devlet, daha sonraki bir tarihte Avrupa Konseyi Genel Sekreteri’ne yapacağı bir bildirimle, uluslararası ilişkilerinden sorumlu olduğu veya sorumluluğunu üstlendiği ve bildirimde belirtilen ülkelerin dışındaki bölgelerde bu Sözleşme’yi uygulayacağını belirtebilir. Bu gibi bir ülke açısından Sözleşme, böyle bir bildirimin Genel Sekreter tarafından alınmasından sonraki üç aylık sürenin bittiği ayı takip eden ayın ilk günü yürürlüğe girer.

3. Önceki iki fıkranın altında yapılan her bildirim, böyle bir bildirimde belirtilen her ülke açısından Avrupa Konseyi Genel Sekreteri’ne yapılacak bir bildirimle geri çekilebilir. Geri çekilme, böyle bir bildirimin Genel Sekreter tarafından alınmasından sonraki üç aylık sürenin bittiği ayı takip eden ayın ilk günü yürürlüğe girer.

Madde 78 – Çekinceler

1. 2. ve 3. fıkralarda öngörülen istisnalar dışında, bu Sözleşme’nin hükümleri açısından hiçbir çekince konulamaz.

2. Her devlet veya Avrupa Birliği imza sırasında veya kabul, onay veya katılım belgelerini verirken Avrupa Konseyi Genel Sekreteri’ne yapacağı bir bildiriyle;

- 30. Madde’nin 2. fıkrası;
- 44. Madde’nin 1. fıkrasının e bendi ve 3. ve 4. fıkraları;
- Küçük suçlarla ilişkili olarak 35. Madde bağlamında 55. Madde’nin 1. paragrafı
- 37., 38., ve 39. Madde’ler bağlamında 58. Madde;
- 59. Madde
hükümlerini uygulamama veya sadece özel vaka ya da durumlarda uygulama hakkını saklı tutacağını belirtebilir.

3. Her devlet veya Avrupa Birliği, imza sırasında veya kabul, onay veya katılım belgelerini verirken Avrupa Konseyi Genel Sekreteri’ne yapacağı bir bildiriyle, 33. ve 34. maddelerde bahsedilen davranışlar için cezai yaptırımlar yerine cezai olmayan yaptırımlar sağlama hakkını saklı tutacağını belirtebilir.

4. Her Taraf Devlet yaptığı çekinceyi, Avrupa Konseyi Genel Sekreteri’ne yapacağı bir bildiriyle tümüyle ya da kısmen geri çekebilir. Bu bildiri Genel Sekreter tarafından alındığı tarihte yürürlüğe girer.

Madde 79 – Geçerlilik ve çekincelerin gözden geçirilmesi

1. 78. maddenin 2. ve 3. fıkralarında bahsi geçen çekinceler, Sözleşme’nin ilgili Taraf Devlet açısından yürürlüğe girdiği günden itibaren 5 yıl boyunca geçerlidir. Ancak, söz konusu çekinceler aynı süreyle geçerli olacak şekilde yenilenebilir.

2. Çekincenin bitiş tarihinin 18 ay öncesinde Avrupa Konseyi Genel Sekreterliği, ilgili Taraf Devlet’e bitiş tarihini bildirecektir. Bitiş tarihinden en geç üç ay önce Taraf Devlet, çekincesinin devam ettiğini, değiştirildiğini veya geri çekildiğini Genel Sekreter’e bildirir. İlgili Taraf Devlet’in böyle bir bildirimde bulunmaması durumunda Genel Sekreterlik, Taraf Devlet’i, çekincesinin otomatik olarak 6 aylık bir süreye uzatıldığı hakkında bilgilendirir. Taraf Devletin bu sürenin bitimine kadar çekincesini devam ettirme veya değiştirme niyetini bildirmemesi durumunda çekincenin zaman aşımına uğrar.

3. Bir Taraf Devlet 78. maddenin 2. ve 3. paragrafı uyarınca çekince koyuyorsa, çekincenin yenilenmesinden önce veya talep üzerine, çekincenin devam etmesini meşru kılan nedenleri içeren bir açıklamayı GREVIO’ya iletir.

Madde 80 – Fesih

1. Her Taraf Devlet istediği zaman Avrupa Konseyi Genel Sekreteri’ne yapacağı bir bildiriyle bu Sözleşme’yi feshedebilir.

2. Bu tür fesihler bildirinin Genel Sekreter tarafından alınmasından sonraki üç aylık süre sonunu takiben ayın ilk günü yürürlüğe girer.

Madde 81 – Bildiri

Avrupa Konseyi Genel Sekreteri, Avrupa Konseyi üyelerine, Sözleşme’nin hazırlanmasına katılan üye olmayan ülkelere, her imzalayan Devlet’e, Taraf Devlet’e, Avrupa Birliği’ne ve Sözleşme’yi imzalamaya çağrılan her devlete:

a. her imzayı;
b. verilen her kabul, onay veya katılım belgesini;
c. 75. ve 76. maddeler uyarınca Sözleşme’nin yürürlüğe girdiği her tarihi;
d. 72. madde uyarınca kabul edilen her değişikliği ve bu tür değişikliğin yürürlüğe girdiği tarihi;
e. 78. maddeyi takiben her çekinceyi ve geri çekilen her çekinceyi;
f. 80. madde uyarınca yapılan her feshi;
g. bu Sözleşme’yle ilişkili olan her eylem, bildiri veya haberleşmeyi
bildirecektir.

Gereğince yetkili kılınmış olan aşağıda imzası bulunanlar, yukarıdaki hükümleri kabul ederek bu Sözleşme’yi imzalamıştır.

Bu Sözleşme, her iki metin de eşit şekilde geçerli olmak üzere ve tek kopya olarak Avrupa Konseyi arşivine konmak üzere İngilizce ve Fransızca dillerinde, 2011 yılı Mayıs ayının 11. gününde.İstanbul’da akdedilmiştir. Avrupa Konseyi Genel Sekreteri Avrupa Konseyi üyelerinin, Sözleşme’nin hazırlanmasına katılan üye olmayan ülkelerin, imzalayan Devlet’lerin, Taraf Devlet’lerin her birine ve Avrupa Birliği’ne onaylı örnekleri gönderir.

Ek – Ayrıcalıklar ve bağışıklıklar

(Madde 66)

1. Bu ek, Sözleşme’nin 66. maddesinde bahsedilen GREVIO üyelerine ek olarak ülke ziyaret heyetlerinin diğer üyelerine uygulanır. Bu ekin amacı bakımından “diğer ülke ziyareti heyetlerinin üyeleri” terimi Sözleşme’nin 68. maddesinin 9. paragrafında bahsedilen bağımsız ulusal uzmanları ve bilirkişileri, Avrupa Konseyi personellerini ve Avrupa Konseyi tarafından istihdam edilen ve GREVIO’ya ülke ziyaretleri boyunca eşlik eden tercümanları kapsar.

2. GREVIO üyeleri ve diğer ülke ziyareti heyetlerinin üyeleri ülke ziyaretlerinin hazırlanması ve gerçekleştirilmesiyle ilgili görevlerini yerine getirirken, ek olarak bunları izleyen görevlerle ilişkili olarak yolculuk ederken aşağıdaki ayrıcalık ve bağışıklıklardan yararlanır:

a. şahsi yakalama veya tutuklamadan ve kişisel eşyalarının haczinden ve resmi yetkili sıfatıyla hareket ederken söyledikleri ya da yazdıkları ifadeler veya gerçekleştirdikleri eylemlerden dolayı yasal işlemlerden muafiyet;

b. ülkelerine giriş ve çıkışlarda ve görevlerini yerine getirdikleri ülkeye giriş ve çıkışlarda hareket serbestliği üzerindeki her türlü kısıtlamadan ve görevlerini yaparken ziyaret ettikleri veya geçtikleri ülkelerde yabancıların tabi oldukları tescil işlemlerinden muafiyet.

3. Görevlerinin yerine getirilmesiyle ilgili seyahatleri sırasında, GREVIO üyeleri ve diğer ülke ziyareti heyetlerinin üyeleri gümrük ve döviz denetim kontrollerinde yabancı hükümetlerin geçici resmi görevlisi olan temsilcilerine tanınan kolaylıklardan yararlanırlar.

4. Sözleşme’nin uygulanmasının değerlendirilmesiyle ilgili GREVIO üyeleri ve diğer ülke ziyareti heyetlerinin üyeleri tarafından taşınan belgelere, GREVIO’nun faaliyetiyle ilgili olduğu sürece dokunulamaz. GREVIO’nun resmi yazışmaları veya GREVIO ve diğer ülke ziyareti heyetlerinin üyelerinin resmi haberleşmeleri hiçbir engelleme veya sansüre tabi tutulamaz.

5.
GREVIO ve diğer ülke ziyareti heyetlerinin üyeleri için tam bir konuşma özgürlüğü ve görevlerinin yerine getirilmesinde tam bir bağımsızlık temin etmek amacıyla, söz konusu kişilerin görevleri sona ermiş olsa dahi, görevlerinin ifşası sırasındaki sözlü veya yazılı ifadeleri ve her türlü fiilleri bakımından yasal işlemlerden muaf tutulurlar.

6. İmtiyazlar ve muafiyetler, bu ekin 1. fıkrasında bahsedilen kişilere kendi şahsi çıkarları için değil, görevlerinin GREVIO’nun çıkarları için yerine getirilmesini güvence altına almak üzere tanınmıştır. Bu ekin 1. fıkrasında bahsedilen kişilerin ayrıcalıklarının kaldırılması, Avrupa Konseyi Genel Sekreteri tarafından, muafiyetin adaleti engelleyici olduğu kanaatine vardığı herhangi bir halde ve muafiyetin GREVIO’nun çıkarlarına engel teşkil etmeden kaldırılabileceği hallerde yapılır.

Bu sözleşmenin gayrı resmi çevirisi İnsan Hakları Ortak Platformu (İHOP) tarafından yapılmıştır.

_————————————————————————————

29 Kasım 2011 SALI Resmî Gazete Sayı : 28127
KANUN

KADINLARA YÖNELİK ŞİDDET VE AİLE İÇİ ŞİDDETİN ÖNLENMESİ VE
BUNLARLA MÜCADELEYE İLİŞKİN AVRUPA KONSEYİ
SÖZLEŞMESİNİN ONAYLANMASININ UYGUN
BULUNDUĞUNA DAİR KANUN

Kanun No. 6251 Kabul Tarihi: 24/11/2011
MADDE 1 – (1) 11 Mayıs 2011 tarihinde İstanbul’da imzalanan “Kadınlara Yönelik Şiddet ve Aile İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye İlişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesi”nin onaylanması uygun bulunmuştur.
MADDE 2 – (1) Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
MADDE 3 – (1) Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.
29/11/2011

İlişkili Kavramlar: Diğer · Kadına Yönelik Şiddet ve Eviçi Şiddetin Önlenmesi Sözle

Kadının Soyadı-AİHM Kararı/Türkiye Mahkumiyeti

10 Eylül 2013 ·


http://www.turkhukuksitesi.com/images/quotes/quot-top-right-10.gif

AİHM, kocasının soyadını kullanmak istemeyen kadınlar için emsal kabul edilecek karar aldı. Gülizar Tuncer’i haklı bularak Türkiye’yi mahkûm etti

Kocasının soyadını kullanmak istemeyen Avukat Gülizar Tuncer, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi tarafından haklı bulundu. AİHM dün verdiği kararda Türkiye’nin evli kadınlara uyguladığı kocanın soyadını kullanma zorunluluğunu Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin özel yaşamın bütünlüğüne ilişkin 8. maddesine ve ayrımcılıkla ilgili 14. maddesine aykırı bularak Türkiye’yi mahkum etti. AİHM ayrıca Tuncer’e 1500 Euro tazminat ve 3030 Euro mahkeme masrafının ödenmesine karar verdi. Avukat Gülizar Tuncer kararla birlikte Türkiye’nin iç hukukta değişikliğe gitmek zorunda olduğunu belirterek şöyle konuştu, “Türkiye şimdi AİHM kararının gereğini yerine getirmek ve mevzuat değişikliğine gitmek yükümlülüğünde. Aksi takdirde Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi yaptırım uygulamak durumunda kalabilir.”

SÖZLEŞMELERE AYKIRI

Kadınların evlenmeden önceki soyadlarını kullanmalarının hem yerel mahkeme hem de Yargıtay tarafından Medeni Kanun’un 187. maddesi gerekçe gösterilerek reddedildiğini belirten Tuncer, “Oysa ki hem Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 8.ve 14. maddeleri hem de “Kadınlara Yönelik Her Türlü Ayrımcılığın Önlenmesi Sözleşmesi” ve “Uluslararası Medeni Ve Siyasi Haklar Sözleşmesi” gereği talebimizin kabul edilmesi gerekirdi. Medeni Kanun’da aleyhe hüküm olsa da yargı organları Anayasa 90. madde gereği yasayı değil öncelikle uluslararası sözleşme hükümlerini uygulayarak iç hukukta lehimize karar vermek durumundaydılar. Hükümet yıllardır geleneksel muhafazakâr anlayışı savunarak Medeni Kanun’da değişiklik yapmaktan ısrarla kaçındı” diye konuştu.

EŞİNİN SOYADINI İSTEMEDİ

Gülizar Tuncer 1992 yılından beri İstanbul’da avukatlık yapıyordu. 2005 yılında yaptığı evlilik sonucu, halen yürürlükte bulunan Medeni Kanun gereğince, zorunlu olarak nüfus kayıtlarında kendi soyadının yanında eşinin de soyadı olan “Güneş”i yazdırmak durumunda kaldı. 2007 yılında Şişli Asliye Hukuk Mahkemesi’ne başvuruda bulunan Tuncer, 15 senedir avukatlık yaptığını ve bugüne kadar Gülizar Tuncer olarak tanınıp mesleğini bu isim ve soyadı ile yürüttüğünü, ayrıca okul diploması, vergi levhası, avukat kimliği, vekaletnameler ve diğer tüm resmi belgelerin Gülizar Tuncer adına düzenlendiğini ifade ederek eşinin soyadı olan “Güneş”i kullanmak istemediğini belirtti. Şişli 1. Asliye Hukuk Mahkemesi aynı yıl verdiği kararda Medeni Kanun’un 187. maddesini gerekçe göstererek Tuncer’in talebini reddetti. Tuncer kararı temyiz etti ancak Yargıtay 18. Hukuk Dairesi temyiz talebini reddederek mahkeme kararını onadı.

1000 EURO’LUK “DOSTANE” ÇÖZÜM

Gülizar Tuncer davayı AİHM’e götürdü. Türkiye, Tuncer’e davayı düşürmesi karşılığında nüfus cüzdanında kendi soyadını kullanabileceği değişiklik ve 1000 Euro’luk ödemeyi içeren “Dostane çözüm önerisi” sundu. Tuncer, “Dostane çözüm”e verdiği cevap dilekçesinde devletin sadece kendisini kapsayacak değişikliğini ve ödeme vaadini redderek bir hukukçu olarak “yalnızca kendisi için değil aynı konumda bulunup da bu durumdan ötürü rahatsızlık duyan tüm kadınları etkileyebilecek bir karar alınması gerektiğini” belirtti. Dava AİHM’de görülmeye devam etti. AİHM dün verdiği kararda Türkiye’yi mahkum etti.

ENGEL 187. MADDE:

Kadınların kendi soyadlarını kullanmalarına engel olarak gösterilen Medeni Kanun’un 187. maddesi şöyle: “Kadın, evlenmekle kocasının soyadını alır; ancak evlendirme memuruna veya daha sonra nüfus idaresine yapacağı yazılı başvuruyla kocasının soyadı önünde önceki soyadını da kullanabilir.”

http://www.turkhukuksitesi.com/images/quotes/quot-bot-left.gif

http://www.turkhukuksitesi.com/images/quotes/quot-bot-right.gif

SÜMEYRA TANSEL - 04.09.2013 
http://www.radikal.com.tr/turkiye/ka…itirdi-1149226

İlişkili Kavramlar: A.İ.H.M. Kararları

8 Ağustos-8 Eylül 2013 KAHDEM sayısal Veriler

10 Eylül 2013 ·

8 Ağustos-8 Eylül 2013 KAHDEM sayısal Veriler

KAHDEM forumundaki Konu sayısı = 6173

KAHDEM Konularının okuyucu sayısı = 39.165.303

KAHDEM Konularındaki yanıt (mesaj) sayısı = 11.745

Son bir aydaki okuyucu sayısı =1.036.809

Bir günde ortalama tekil ziyaretçi sayısı= 34.560


Destek ve emek veren herkese teşekkürlerimizle

http://www.turkhukuksitesi.com/forumdisplay.php?f=78

İlişkili Kavramlar: Diğer

AİHM Kadının soyadı konusunda Türkiye’yi yine mahkum etti

28 Mayıs 2013 ·

AİHM, bugün Leventoğlu Abdulkadiroğlu v. Türkiye davasında oybirliğiyle verdiği kararla, kadının evlendikten sonra resmi belgelerde yalnızca kendi soyadını kullanmasına izin verilmemesini ayrımcılık olarak tanımladı ve 14. madde (ayrımcılık yasağı) ile bağlantılı 8. madde (özel hayata ve aile hayatına saygı) ihlali olduğuna hükmetti. Karar nihai değil.


Alıntı:
 
 
     
  issued by the Registrar of the Court 

ECHR 160 (2013) 
28.05.2013 

Impossibility for married women to use just their maiden name 
is discriminatory 

In today’s Chamber judgment in the case of Leventoğlu 
Abdulkadiroğlu 
v. Turkey 
(application no. 7971/07), which is not final1, the European Court of Human Rights held, 
unanimously, that there had been: 

A violation of Article 8 (right to respect for private and family life) in 
conjunction with Article 14 (prohibition of discrimination) of the European 
Convention on Human Rights. 

The case concerned the complaint by a woman that, under Turkish law, she was not 
allowed to keep just her maiden name in official documents after getting married, 
whereas married men kept their surname. 

The Court held that this difference in treatment on grounds of sex between persons in an 
analogous situation had no objective and reasonable justification. 

Principal facts 

The applicant, Bahar Leventoğlu 
Abdulkadiroğlu, 
is a Turkish national who was born in 
1972 and lives in Izmir (Turkey). Following her marriage in July 1996, she had to take 
her husband’s surname, Abdulkadiroğlu, 
for use in official documents, pursuant to the 
Turkish Civil Code. At the same time, she continued to use her maiden name, 
Leventoğlu, 
as she was known by it in her academic and professional life. In 2005 she 
brought court proceedings seeking permission to use only her maiden name. Her request 
was dismissed by the courts in a decision which became final in July 2006. 

Complaints, procedure and composition of the Court 

Ms Leventoğlu 
Abdulkadiroğlu 
claimed in particular that the fact that Turkish law allowed 
married men but not married women to use their own surname after marriage amounted 
to discrimination based on sex. She relied in particular on Article 8 (right to respect for
private and family life) and Article 14 (prohibition of discrimination). 

The application was lodged with the European Court of Human Rights on 8 February 
2007. 

Judgment was given by a Chamber of seven judges, composed as follows: 

Guido Raimondi (Italy), President, 
Danute 
Jociene 
(Lithuania), 
Dragoljub Popovic 
(Serbia), 

1 Under Articles 43 and 44 of the Convention, this Chamber judgment is not final. During the three-month 
period following its delivery, any party may request that the case be referred to the Grand Chamber of the 
Court. If such a request is made, a panel of five judges considers whether the case deserves further 
examination. In that event, the Grand Chamber will hear the case and deliver a final judgment. If the referral 
request is refused, the Chamber judgment will become final on that day. 
Once a judgment becomes final, it is transmitted to the Committee of Ministers of the Council of Europe for 
supervision of its execution. Further information about the execution process can be found here: 

www.coe.int/t/dghl/monitoring/execution 

András Sajó (Hungary), 
Işıl 
Karakaş 
(Turkey), 
Paulo Pinto de Albuquerque (Portugal), 
Helen Keller (Switzerland), 

and also Stanley Naismith, Section Registrar. 

Decision of the Court 

Article 8 in conjunction with Article 14 

The Court noted that the case raised issues similar to another case, Ünal Tekeli v. 
Turkey.2 In that case, it had found that the fact that married women could not bear their 
maiden name alone after they married, whereas married men kept their surname, 
amounted to a difference in treatment on grounds of sex between persons in an 
analogous situation. 

In its judgment in the case of Ünal Tekeli, the Court had underlined that there was a 
consensus among European States in favour of choosing the spouses’ family name on an 
equal footing. It had considered that the Turkish Government’s argument that the fact of 
giving the husband’s surname to the family stemmed from a tradition designed to reflect 
family unity by having the same name was not a decisive factor. Family unity could 
result from the choice of the wife’s surname or a joint name chosen by the married 
couple. Accordingly, the obligation imposed on married women to bear their husband’s
surname – even if they could put their maiden name in front of it – had no objective and 
reasonable justification, in breach of Article 8 in conjunction with Article 14. 

The Turkish Government had not brought forward any facts or arguments leading to a 
different conclusion. There had accordingly been a violation of Article 8 in conjunction 
with Article 14 in Ms Leventoğlu 
Abdulkadiroğlu’s 
case. 

Article 41 (just satisfaction) 

Ms Leventoğlu 
Abdulkadiroğlu 
had not submitted any claim for just satisfaction. 
Accordingly, the Court did not make an award on that account. 

The judgment is available only in English. 

This press release is a document produced by the Registry. It does not bind the Court.
Decisions, judgments and further information about the Court can be found on 
www.echr.coe.int. To receive the Court’s press releases, please subscribe here: 
www.echr.coe.int/RSS/en or to follow us on Twitter @ECHr_press. 

Press contacts 

echrpress@echr.coe.int | tel: +33 3 90 21 42 08 

Nina Salomon (tel: + 33 3 90 21 49 79) 

Tracey Turner-Tretz (tel: + 33 3 88 41 35 30) 
Denis Lambert (tel: + 33 3 90 21 41 09) 
Jean Conte (tel: + 33 3 90 21 58 77) 

2 Ünal Tekeli v. Turkey (29865/96), Chamber judgment of 16.11.2004 

2 

The European Court of Human Rights was set up in Strasbourg by the Council of 
Europe Member States in 1959 to deal with alleged violations of the 1950 European 
Convention on Human Rights. 

3 

İlişkili Kavramlar: A.İ.H.M. Kararları

KAHDEM 6 Mayıs 2013 Toplantısı

28 Mayıs 2013 ·

KAHDEM 6 Mayıs 2013 Toplantısı Taksimde bulunan toplantı salonunda yapıldı.

Toplantıda ;
Tasarruf yetkisinin sınırlandırılması,harçlandırma,

Tedbir kararları ve niteliği,

Mal rejimleri konusunda HGK tarafından verilen ve henüz gerekçesi yazılmayan 10 yıllık zamanaşımı

Yeni HMK da dava dilekçesinde bulunması zorunlu unsurlar ve eksikliklerin yaptırımı,kesin süre verme,dilekçenin reddi,açılmamış sayılma gibi konular tartışıldı.

İlişkili Kavramlar: KAHDEM Faaliyetler